
Halkın Partisi (HP), 10. yıl dönümünü yoğun katılımla kutladı. Geceye Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da katılım gösterdi. HP Genel Başkanı Kudret Özersay, Halkın Partisi’nin kilit noktada olacağını, hükümette yer alacağını ve artık sadece “değerlerin” değil, “istikrarın” da partisi olacağını söyledi
Özersay: Yaşadığımız sorunların asıl nedeni ideolojik değil değerler erozyonudur, çürümedir
Halkın Partisi’nin onuncu kuruluş yıldönümü resepsiyonu yoğun bir katılımla Lefkoşa’da gerçekleşti.
Cumhurbaşkanı Erhürman, 5. Cumhurbaşkanı Tatar, Ana muhalefet partisi CTP Genel Başkanı Sıla Usar, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, çok sayıda sendika ve sivil toplum örgütü başka ve yöneticileriyle farklı bölgelerin muhtarlarının ve önde gelen gazetecilerin katılımıyla yapılan resepsiyon kısa bir video gösterimi ile başladı.
Ardından HP Genel Başkan Yardımcısı Çağın Çağatay Karataş ile HP Genel Sekreteri Turgut Alas birer konuşma yaptı. Genel Başkan Özersay’ın konuşmasıyla devam edilen resepsiyonda daha sonra 6 Ocak 2016’de kurulan ve onuncu yaşını tamamlayan Halkın Partisi için yapılan sembolik doğum günü pastası partinin gençlik örgütünden gençler tarafından kesildi.
Gecede konuşan Özersay, konukları “Halkın Partisi’nin doğum gününe hoş geldiniz, şeref verdiniz” diyerek selamladı, HP’nin 6 Ocak 2016’da bir avuç insanın yaptığı bir saptama ve bir tespit üzerine kurulduğunu söyledi.

Özersay şöyle devam etti;
“Neydi bu saptama? ‘Yaşadığımız sorunların asıl nedeni ideolojik değil değerler erozyonudur, çürümedir, yozlaşmadır. Hem siyasette hem de toplumun çeşitli kesimlerinde toplumsal yararın ikinci plana itildiği, şahsi menfaatlerin ön plana çıktığı bir yozlaşma ve çürüme yaşanmaktadır’ demiştik.
Bu nedenle bu ülkenin kurtuluşu temiz siyasetten geçer demiş ve manifestomuzu da bu eksende yazmıştık. Bu nedenle Halkın Partisi ‘sağcı yahut solcu bir parti olarak değil’ merkezde değerler temelinde kişisel menfaatleri değil toplumsal faydayı esas alan siyaset yapan bir parti olarak kurulmuştu.
10 yıl önce bize gülenler, bu yaklaşımı hafife alanlar olmuştu. Aradan geçen 10 yılda bugün ülke gündemine, kurumlarıyla birlikte çökertilmekte olan devlete bakan herkes ülkede en büyük sorunlardan birinin çürüme ve yozlaşma olduğunu söylüyorsa aslında en başta yapılan saptamanın ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmış demektir.
Ama bu aynı zamanda bu konularda ülke olarak daha alacak çok yolumuz olduğunu da göstermektedir. İşte tam da bu nedenle Halkın Partisi’ne ihtiyaç vardır çünkü yol uzundur, mücadelemiz de uzun solukludur. Ancak bunun için Halkın bu mücadeleye sahip çıkması da gereklidir.

“Halkın Partisi sigortadır, güvencedir”
Bu geçen 10 yılda Halkın Partisi pek çok konuda bir sigorta görevi yerine getirmiştir. Halkın Partisi;
• Yolsuzluklara karşı bir sigortadır;
• Laiklik karşıtı yaklaşımlara karşı bir sigortadır;
• Hırsızlıklara karşı bir sigortadır;
• Hukuksuzluklara karşı bir sigortadır;
• Partizanlığa karşı bir sigortadır;
• Kıbrıs sorunu konusunda atılacak yanlış adımlara karşı da bir sigortadır
Biz bu konularda hükümette olduğumuz dönemlerde adeta bir sigorta görevi gördük ve bunların yapılmasını önlemeye çalıştık. Halka verdiğimiz sözler ve ilkelerimiz ayaklar altına alındığında bildiğiniz üzere Bbu sigorta atmıştır ve HP de hükümetten çekilmiştir. Üstelik bu bir değil iki kez yaşanmıştır.
Bu durum HP’nin koltuk sevdalısı bir parti olmadığını, gerektiğinde o koltuklardan kalkma cesareti olduğunu herkese göstermiştir
Ancak! Evet o ‘ancak’ önemli bir ancaktır. Biz özeleştirimizi de yaparak, bu konuda yaşadığımız acı tecrübelerden dersler çıkardık.
“Halkın Partisi, Meclis dışında olmasına rağmen etkili ve sonuç alıcı bir muhalefet görevi yerine getirdi”
Özellikle onuncu yılda bu noktanın altını çizmek istiyorum;
Bundan böyle bu sigorta öyle eskiden olduğu gibi hemen atmayacaktır. Çünkü ülkenin öyle bugün olduğu gibi çakma değil gerçek anlamda istikrarlı ve uzun ömürlü hükümetlere ihtiyacı vardır. Biz bunu görüyoruz. Türkiye ile daha sağlıklı ve karşılıklı saygıya dayalı dengeli bir ilişki kurulabilmesi için de uzun ömürlü hükümetlere ihtiyaç vardır.
Halkın Partisi bundan böyle gireceği hükümetlerde, kuracağı koalisyonlarda bu temel ilkeleri ve değerleri korumak için öncelikle ve mümkün olan en son noktaya kadar hükümette kalarak mücadeleyi sürdürecek, içeride mücadeleye dair yöntemler kullanacaktır.
Elbette zaruret oluştuğunda, mecbur kalındığında o sigorta gene atacak ancak çıkardığımız dersler temelinde; bu öyle kolay kolay olmayacaktır.
Halkın Partisi Meclis dışında olmasına rağmen etkili ve sonuç alıcı bir muhalefet görevi yerine getirdi. Adil olan herkes bu konuda hakkımızı teslim ediyor;
• İşe HP Yolsuzlukla Mücadele Birimi kurarak, avukatları, maliyecileri ve kamuda tecrübeli isimleri bir araya getirerek başladık.
• Son birkaç yıldır yolsuzluklara karşı mücadelede yeni araçlar kullanarak somut sonuçlar alınmasını sağladık. Sadece açıklama yapılarak muhalefet edilemeyeceğini bilgi edinme hakkı başvurusu; polise şikayet dilekçesi; Başsavcılığa şikayet dilekçesi; Ombudsman’a şikayet edilekçesi; mahkemeye doğrudan dava açma; Kamu Hizmeti Komisyonu’na şikayet ve benzeri araçları kullandık.
• Müsteşardan, mukayyit’e, Bakanlık müdüründen Bakan özel kalem müdürüne hakkında soruşturma başlatılanların kamu görevinden uzaklaştırılması için Kamu Hizmeti Komisyonu nezdinde yaptığımız girişimler sonuç verdi ve bu uygulama yerleşti;
• Müthiş etkili bir ‘Tanı Bunları’ kampanyası yürüttük ve billboardlar belki de ilk kez bu kadar ses getirdi. O kadar bir tahammül edemediler ve rahatsız oldular ki polise başvurdular, yetmedi bir gecede tümünü yırtıp parçaladılar ama yaratılan etkiyi silemediler, katlanarak büyüdü, baskı oluşturdu. (Name and shame)

• Birileri önce yine alay ettiler ancak ‘Yarın Ola Hayrola’ kampanyasıyla yolsuzluklara karşı mücadeleye çok ciddi bir kamuoyu desteği sağlanmasına ciddi bir katkı sağladık. Kamuoyu hassasiyeti arttı ve vatandaşlar unutmadı, unutturmadık, sürekli hatırlattık ta ki soruşturmalar tamamlansın ve yargı önüne gelsin ki pek çoğu gelmiş durumda.
• Üstelik sadece sahte diplomalar konusunda değil. Rüşvet iddiaları konusunda yaptığımız şikayetler; çalıntı araçlar konusunda yaptığımız şikayetler; mal beyanlarının yasalara aykırı olarak verilmesi konusunda yaptığımız şikayetler; fonların batırılması ve yasalara aykırı kaynak aktarımları konularında yaptığımız şikayetler ve dahası aslında sahte diploma olaylarının çok ötesine geçen çok farklı konularda genel anlamda yolsuzluklara karşı mücadele elimizi taşın altına koyduk.
• Özetle; Bu son üç buçuk yıldır Meclis dışındaydık; milletvekili değildik ama milletin vekili gibi çalışmaya devam ettik. Halk için çalıştık ve somut sonuçlar da elde ettik.
• Halkın Partisi’nde kim var diye soruyorlardı. Şimdi Halkın Partisi’nde güçlü bir kadro olduğunu görüyorlar.
Biz kadromuzu kamuoyu ile paylaşmaya başlayalı sadece 15 gün oldu ama daha şimdiden bizi arayıp ‘böyle güçlü bir kadronuz, HP’nin liyakatlı isimlerle yürüyor olduğunu’ bilmiyorduk diyorlar
Ne mutlu bize ama biz ‘Halkın Partisi’nde kim var’ kampanyasına daha yeni başladık. Kadromuzu, nasıl düzgün, liyakatli ve memleket sevdalısı güçlü bir kadromuz olduğunu seçmene seçim gelmeden göstereceğiz, tanıtacağız.
Halkın Partisi sağcısıyla/solcusuyla ülkesini seven herkes için bir alternatiftir o önce memleket diyebilen herkese halkın partisi’nin kapıları açıktır.
Geçmişte hangi partide yer almış olursa olsun; geçmişte hangi partiye oy vermiş olursa olsun Halkın Partisi ülkesini seven herkes için bir alternatiftir, bir seçenektir.
Şahsi menfaatlerini değil memleketi düşünen, önce memleket diyebilen sağcısıyla solcusuyla bütün vatandaşlar için HP bir alternatiftir.
Bu yolsuzlukları tasvip etmeyen ve bunlara karşı ciddi şekilde mücadele edilmesini isteyen kendini sağda gören milliyetçi seçmen için de, kendini solda gören yurtsever seçmen için de Halkın Partisi gerçek bir siyasal adrestir.
Son yıllarda yaşananlara bakınca, bundan sonra başka hususlar yanında;
1) Şefafflık ve denetim bağlamında: Sanayi arsaları + kırsal kesim arsaları + silah ruhsatları + tarımsal arazi kiralamaları + turizm arazileri ve dahası ister Bakanlar Kurulu kararı ister Bakanlık üzerinden olsun Resmi Gazete’de yayın zorunluluğu olmalı ki kamuoyu denetleyebilsin. Aynı şeffaf uygulama İçişleri Bakanlığı kararıyla vatandaşlık konusunda da yürürülüğe konulmalıdır.
2) Ülkede güvenlik ve asayiş için sonuçlarla değil sebeplerle ilgilenmek ve tedbir almak gerekir.
A) Bu nedenle alınması gereken tedbir, polisiye soruşturmayla değil esasen kara paraya karşı mücadele şeklinde olmalıdır. Her köşe başında araba galerisi açılması bir tesadüf değildir. Polisiye tedbirlerle ve soruşturmalarla bunun önüne geçilemez.
B) Aynı şekilde yabancı iş gücü getirilmesi rant aracı olmaktan derhal çıkarılmalı, aracılar yoluyla iş gücü getirilmesi derhal devlet denetimine alınmalıdır.
3) Hem sahte diploma ve diğer sahtekarlıklar hem de “öğrenci” adı altında insan kaçakçılığı ve kaçak çalışma konularında ciddi sorun yaratmakta olan tabela üniversiteleriyle ilgili olarak derhal tedbir alınması bazı üniversite lisanslarının iptal edilmesi gerekir.
4) Kamu sağlık hizmetlerinde
Ülkemizin koşullarına uygun, bize özgü bir genel sağlık sigortası sistemine geçilmesi, devlet hastanelerinde vatandaşın ilaç ihtiyaçlarının eksiksiz sağlanmasını ve otomasyon ile birilerinin sistemi istismar etmelerini önlemek artık kaçınılmazdır.
Hasta bakıcılar konusunda vatandaşlarımızı bakıcı mafyasından kurtarmamız şarttır!

Alkollü mama ile ölen bebekler ve dahası nedeniyle hasta hakları konusunun düzenlenmesi artık ertelenemez bir gerekliliktir.
5) Son yaşananlar dikkate alındığında artık yetersiz kalan Mal Beyanı Yasası yerine gerçek anlamda denetimin olacağı bir Nereden Buldun Yasası’nın çıkarılması şarttır. Siyasette yer alanların ve üst düzey bürokratların ani ve sebepsiz zenginleşmesi mutlaka denetlenmeli ve hesap verebilir bir yapı kurulmalıdır, hem bunun için hem de devletin gelir kayıplarının önlenmesi için nereden buldun yasası artık daha da önemli bir gerekliliktir.
6) Yine son dönemde yaşanan partizanca, keyfi ve devlet kurumlarını batırırcasına yapılan geçici işçi istihdamları karşısında geçici işçi istihdamını keyfi olmaktan çıkarmak ve kamuda müsteşar ile özel kalem müdürleri dışındaki tüm üst düzey kamu görevlilerinin KHK tarafından sınavla yapılmasını sağlamak şarttır.
7) Nüfus sayımı gereklidir ama sorunun çözümü için yeterli değildir
Planlamaya dayalı bir gelişim ve ülke yönetimi için nüfus sayımı elbette gereklidir ancak
Vatandaşlık Yasası’nın değiştirilmesi de kaçınılmaz bir ihtiyaçtır: Bu bağlamda
• Çalışma izinlerine dayalı vatandaşlıklarda bir tarih itibariyle çizgi çekilmesi ve bu uygulamanın kaldırılması;
• Vatandaşlık uygulamasında bazı başka ülkelerde görülen türden asgari bir dil ve kültür sınavı yönteminin devreye konulması;
• İstisnai vatandaşlıklarla yatırıma bağlı vatandaşlıkların keyfi olmaktan çıkarılması için kriter getirilmesi + tüm bu tür vatandaşlıkların muhalefetin ve sivil toplum örgütlerinin denetimine açılması için düzenleme yapılması;
ve daha pek çok konuda bu ülkenin net ve kararlı adımlara ihtiyaç vardır.
“Seçim ola, hayrola diyoruz”
• Bu onurlu mücadele ‘yürüyün da gorkmayın’ demekle başarılamaz. Halkın bu mücadeleye sahip çıktığını, omuz verdiğini görüyoruz.
• On yıl önce Halkın Partisi siyasetin merkezine bomba gibi düşmüştü. Geçen on yılda zor da olsa yavaş da olsa siyasetin merkezinde bir alan açmaya başladı, şimdi burayı Halkın Partisi dolduruyor, dolduracak!
• İlk genel seçimde yer alacak olan, ilk genel seçime katılacak olan Halkın Partisi meşru bir hükümetin kurulmasında en önemli aktör olacak, bunu görebiliyoruz. Ve Halkın Partisi önümüzdeki dönemde siyasette sadece değerlerin değil bu kez istikrarın da sigortası olmaya devam edecek.
• Bu kadar zamandır bir dildiğimiz vardı ki ‘yarın ola hayrola’ diyorduk, şimdi de bir bildiğimiz var ki ‘Seçim ola, hayrola’ diyoruz”



















