
Özgür Gazete‘nin dün gündeme getirdiği ve bugün manşete taşıdığı Ulusal Birlik Partisi(UBP) vekil Sunat Atun‘un din okullarının önünü açmak isteyen yasa değişikliği hamlesi haberine bir tepki de Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası(KTÖS) sekreteri, Burak Maviş‘ten geldi
Maviş: Azınlık hükümeti ‘ Ben yaparım olur mantığı’ ile hareket eden bir koalisyon ortaklığına dönüştü
Azınlık hükümeti toplumsal duyarlılıklara, yasalara ve hukuksal görüşlere saygısı olmayan ‘Ben yaparım olur mantığı’ ile hareket eden bir koalisyon ortaklığına dönüştüğünü söyleyen Maviş,” Azınlık hükümetinin koltukta kalma uğruna menfaat üzerinden AKP ile kurmuş olduğu ‘takiye’ ilişkisi; kültürümüze, kimliğimize, varlığımıza ve laik duruşumuza zarar vermektedir” dedi.
“AKP ile kurulan derin ilişkiler varlığımızı tehdit etmektedir”
Maviş, “Gericilik ile ilgili Ombudsman’ın görüşleri, mahkeme kararları ve sendikaların verdiği cesaretli mücadele ortada dururken Kuran Kurslarının devamı, Çanakkale kamplarına çocuk taşınmak istenmesi ve daha fazla din okulu açılmasının siyaseten talebi, AKP ile kurulan derin ilişkilerin bir sonucudur ” dedi.
Yasa tanımayan Evkaf’ın 1 ay camiye gel, cemaatla iki rekat namaz kıl, bisiklet al duyurusu gerici faaliyetlerin ‘havuç dağıtma’ yöntemi ile devam ettiğini gösterdiğini ifade eden Maviş, “Tartışmaların devam etmesine rağmen Evkaf’ın tüm camilere duyuru afişleri asması atanmışların seçilmişlerin üzerinde olduğunun göstergesidir” dedi.
Yeni dini okullar cemaatlerin talebidir
Maviş, Anayasa’nın laiklik ilkesi “herhangi bir din ve mezhebin seçilerek onun eğitiminin verilmesi mümkün değildir” şeklinde ifade edilmiş olmasına rağmen yasa yapıcıların İlahiyat Kolejinin eğitim programını görmezden gelmesi ve yeni dini okullar talep etmesi cemaatlerin dergahların siyaset üzerindeki yönlendirmesinin bir ürünü olduğunu söyledi.
Maviş, “Çanakkale kamplarının geçtiğimiz yıllarda çocuklarımıza karşı yapılan dayatma, hakaret ve cinsiyet ayrımı hala toplumun belleğinde iken pandemi koşulları düşünülmeden çocukların Çanakkale ve Doğa Kamplarına taşınmak istenmesi toplum mühendisliği faaliyetlerinin bir parçasıdır” dedi.
Elçilik bürokratları Eğitim Bakanlığı’nda kamplara kayıt yapıyor
TC Elçiliği tarafından Eğitim Bakanlığına bizzat yerleştirilen AKP’li bürokratlar eğitim/öğretim faaliyetlerine gericiliği dayatarak kendi sistemlerine benzetmeye çalıştığını ifade eden Maviş, “Bu kişiler Çanakkale kamplarına kayıt yapmakta, Kuran kurslarına katılımı teşvik etmekte, burslara ve ekonomik yatırımlara karar vermekte, Eğitim Bakanı’ndan daha fazla yetkiliymiş gibi davranmaktadır” dedi.
Demokrat gençler yetiştirmeye devam edeceğiz
Çocuk haklarına, Anayasaya, uluslararası sözleşmelere aykırılık içeren eğitim programları ile açılmak istenen din okullarına ve yobaz siyasetçilere karşı mücadele etmeye devam edeceklerini söyleyen Maviş, Bu toplumun aydınlık yüzü olan öğretmenlerimiz laikliği hiçbir siyasetçiye, cemaate ve dergaha çiğnetmeyeceklerini söyledi.
Maviş son olarak şunları söyledi:
“Bilinmelidir ki, bizim eğitim sistemimiz, ağabey ve ablalarla, çocukların yurtlarda ve kurslarda itaatkar ve dogmatik bir anlayışla tam gün kontrol edileceği mekanizmaya dönüştürülemez. Öğretmenimiz, eleştirel, sorgulayan, demokrat ve aydın gençler yetiştirme misyonuna devam edeceklerdir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Bu ülke şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatı; en hakiki mürşit de İLİM’dir”
İlgili haberimiz için TIKLAYIN




















