InstagramKöşe Yazarlarımız

Yol Geçen Hanı Olan Ülke!







Hamitköy’deki Sami Doğan Motors adlı galerinin kurşunlanması olayı, bir kez daha yüzümüze tokat gibi çarptı:

Bu ülke artık yol geçen hanı oldu!

Turist” kisvesi altında adaya gelen, ne kim olduğu belli olmayan, sabıka kayıtları bilinmeyen kişiler ellerini kollarını sallayarak ülkeye giriyor… Sonra da silah taşıyor, ateş açıyor, insanları tehdit ediyor, cana ve mala kast ediyor.

Peki bu noktaya nasıl geldik?

Bir zamanlar sokaklarında huzurun, güvenin, kardeşliğin hüküm sürdüğü bu ada, bugün adeta suç ithalatı merkezi haline getirildi. Hırsızlık, gasp, uyuşturucu, tecavüz, silahlı saldırı…

Liste uzayıp gidiyor.

Bizler bunları televizyonlarda izler, başka ülkelerde yaşandığını sanırdık.

Ama artık bu olaylar bizim sokaklarımızda, bizim mahallelerimizde, bizim çocuklarımızın önünde yaşanıyor.

Sorumlusu kim?

Bu ülkenin sınır kapılarını kim kontrol ediyor?

Kim denetliyor, kim “turist” adı altında gelen suçluları ayıklıyor?

Kim “bu adam kimdir, geçmişi nedir” diye soruyor?

Cevap basit: Hiç kimse!

Çünkü ülke yönetimi yıllardır sistemli bir denetimsizlik politikasıyla yönetiliyor.

Her gelen giriyor, her isteyen kalıyor.

Aranıyor mu, sabıkası var mı, kimse bakmıyor.

Sonra da yaşanan olayların ardından klasik açıklamalar:

“Soruşturma devam ediyor…”

“Yargıya intikal etti…”

“Polis gerekeni yapıyor…”

Yapılıyor da, yeter mi?

Yargı, polis elinden geleni yapar ama siyasi irade yoksa, hukukun gücü zayıflamışsa, ülkenin sınırları delik deşikse, o zaman kimse bizi koruyamaz.

Bu topraklar bir zamanlar güvenin simgesiydi.

Kapılar kilitlenmezdi, insanlar birbirine kefildi.

Bugün ise kapılar demir, kalpler korku dolu.

Artık insanlar sokakta yürürken bile tedirgin,

çocuklarını dışarı bırakırken iki kez düşünüyor.

Ve bütün bunların nedeni açık:

Ülke, Türkiye’den ithal edilen suç düzenine teslim edilmiştir.

Kirli işler buraya taşınmıştır.

“Turist” adı altında gelenler arasında suç örgütü mensupları cirit atıyor.

Bizim ülkemiz, onların rahat kaçış noktası, gizlenme durağı olmuş durumda.

Buna artık bir dur denmelidir.

Sınır politikası yeniden şekillendirilmeli, denetimler artırılmalı,

ülkeye giriş çıkışlar sıkı kontrol altına alınmalıdır.

Suç işleyen, yasa tanımayan kim varsa adaletin önüne çıkarılmalıdır.

Yeter artık!

Bu ülke ne hırsız yatağıdır, ne tecavüz sığınağı, ne de suçluların barınağı!

Bizler bu kirli düzeni kurmadık, bu karanlığı hak etmiyoruz.

Kıbrıs Türk toplumu onurlu, çalışkan, dürüst bir toplumdur.

Ama bu toplumu çürüten şey, dışarıdan getirilen kirli düzen ve siyasi umursamazlıktır.

Hükümetin görevi, sadece zam yapmak, ihale dağıtmak, koltuk korumak değildir.

Birincil görevi halkın güvenliğini sağlamaktır.

Hamitköy’de kurşunlanan bir galeri, sadece bir dükkân değildir.

O saldırı, hepimizin yüreğine sıkılmış bir kurşundur.

O kurşun, “bu ülke artık güvenli değil” mesajıdır.

Eğer hâlâ anlamadıysanız, söyleyelim:

Bu ülke elden gidiyor.

Ve siz seyrediyorsunuz!













Başa dön tuşu