InstagramKıbrısManşetSiyaset

Akansoy: Kıbrıs sorunu çözülmeden sürdürülebilir bir istikrar olamaz







Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, ABD Kongresi’nden geçerek yasallaşan Doğu Akdeniz Geçit Yasası‘nın (Eastern Mediterranean Gateway Act), Doğu Akdeniz’i bir barış ve iş birliği alanı olarak değil, büyük güç rekabetinin geçiş sahası olarak konumlandırdığına dikkat çekerek, bu durumun yalnızca adadaki iki toplumu değil, Doğu Akdeniz’de kurulmak istenen yeni düzeni de kırılganlaştırdığına vurgu yaptı

Akansoy: Bu yasa kronik sorunları çözmekten çok, onları yönetilebilir ve denetlenebilir kılmayı hedefliyor

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Akansoy, “Eastern Mediterranean Gateway Act”ın (Doğu Akdeniz Geçit Yasası), ABD Kongresi’nden geçerek yasalaştığına işaret ederek, yasanın ABD’nin Doğu Akdeniz’e bakışında yeni bir dönem başlatıyormuş gibi sunulsa da esas olarak bölgenin kronik sorunlarını çözmekten çok, onları yönetilebilir ve denetlenebilir kılmayı hedefleyen stratejik bir yaklaşımı yansıttığını söyledi.

Akansoy, “Enerji güvenliği, savunma iş birliği ve küresel ticaret koridorları üzerinden şekillenen bu vizyon, Doğu Akdeniz’i bir barış ve iş birliği alanı olarak değil, büyük güç rekabetinin geçiş sahası olarak konumlandırmaktadır.
Bu çerçevede Kıbrıs, enerji hatlarının, güvenlik mimarisinin ve küresel lojistik ağların merkezinde yer alan stratejik bir unsur olarak ele alınmaktadır” dedi.

“Statükonun kalıcılaşma riskini de beraberinde getirebilir”

Akansoy şöyle devam etti;

“Kıbrıs Cumhuriyeti”nin ABD tarafından savunma ve güvenlik alanında ‘kilit ortak‘ olarak tanımlanması, ilk bakışta adanın uluslararası konumunu güçlendiriyor gibi görünse de statükonun kalıcılaşma riskini de beraberinde getirebilir.

Zira çözülmemiş bir Kıbrıs sorunu, kısa vadede bazı aktörlere esneklik sağlasa da, uzun vadede bölgesel istikrarı aşındıran yapısal bir kırılganlık üretmektedir.

“Kıbrıs sorunu çözülmeden sürdürülebilir bir istikrar olamaz”

Yasa, Doğu Akdeniz’i Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) içinde merkezi bir ‘stratejik geçit‘ olarak tanımlamakta; enerji projeleri, elektrik bağlantıları ve LNG altyapılarıyla Avrupa’nın enerji arz güvenliğini çeşitlendirmeyi hedeflemektedir.

Bu yaklaşım, küresel ölçekte artan jeopolitik ve jeoekonomik rekabetin bir yansımasıdır. Doğu Akdeniz’in enerji merkezi, lojistik geçit ve güvenlik platformu olarak yeniden kurgulanması, Kıbrıs’ta kapsamlı ve adil bir çözümü stratejik bir zorunluluk haline getirmiştir.

Çözümsüzlük sürdükçe Kıbrıs, iş birliği ve istikrarın değil; rekabetin, güç projeksiyonunun ve geçici denge arayışlarının aracı olmaya devam edecektir. Bu durum, yalnızca adadaki iki toplumu değil, Doğu Akdeniz’de kurulmak istenen yeni düzeni de kırılganlaştırmaktadır.

‘Doğu Akdeniz Geçit Yasası’, bölgenin artan jeostratejik önemini teyit etmektedir; ancak bu önem, Kıbrıs sorunu çözülmeden sürdürülebilir bir istikrara dönüştürülemez.

Kalıcı barış, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar, ancak Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözümle mümkündür. Aksi halde Doğu Akdeniz’de inşa edilen her yeni ‘stratejik mimari‘, çözümsüzlük üzerine kurulmuş kırılgan bir yapı olmaya mahkum kalacaktır”













Başa dön tuşu