InstagramKıbrısManşetSiyaset

Altuğra: Saldırıları kimin yaptığını tahmin etmek zor değil!







Ulusal Birlik Partisi‘nin (UBP) son dönemde parti içi muhalif tavrıyla bilinen milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, son dönemde medya ve gazetecilere yapılan siber saldırıların kimler tarafından yapıldığını tahmin etmenin zor olmadığını söyleyerek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘nin, ifade özgürlüğünü demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak gördüğüne dikkat çekti. Altuğra, “Eğer devlet varsa, gücü varsa, devlet ciddiyeti varsa bu saygısızlığın kimler tarafından yapıldığının belgelenmesi gerekir” dedi

Altuğra: Saldırıları kimin yaptığını tahmin etmek zor değil!

Kıbrıs Postası’nda Canan Onurer’in sorularını yanıtlayan Altuğra, medya kuruluşlarına ve gazetecilere yapılan siber saldırılara işaret ederek, ifade özgürlüğüne pranga vurulmasını reddettiğini belirtti ve bunları kimin yaptığının herkes tarafından tahmin edildiğini vurguladı.

Altuğra, “Sadece basın değil, sivil insanlarda ansızın çıkan troll orduları tarafından hakarete uğradı. Kimler tarafından yapıldığını herkes tahmin ediyor. Önemli olan bunun ispatlanması ve belgelenmesidir. Devlet ciddiyeti varsa; devletin gücü de varsa, derhal bu saygısızlığın kimler tarafından yapıldığının bulunması gerekir” dedi.

“Kimse yaşattığını yaşamadan bu ülkeden gitmeyecek”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, ifade özgürlüğünü demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak gördüğüne dikkat çeken Altuğra, “pranga” kelimesini kullandığını ancak daha ağır ifadeleri hak eden bir durum yaşandığını kaydetti.

Altuğra, “İnsanlar hukuk güvencesi ve demokrasi kültürüne güvenerek ifade özgürlüğünü kullanırlar. Eğer benim hukuk güvencem yoksa, demokratik kültürüm canlı değilse ben ha yazdım ha yazmadım, ne fark eder? Trollerin arkasındaki gerçek kişilere sesleniyorum; kimse yaşattığını yaşamadan bu ülkeden gitmeyecek” dedi.

“Bırakın sendikaları ve paydaşları, parti içindeki vekillerle dahi istişare yapılmadı”

Sendikaların genel grev eylemlerini de değerlendiren Altuğra, sendikalar bir eyleme ihtiyaç duymuşsa, bunun sebeplerine bakılması, istişarelerle ortak paydada buluşulması gerektiğini belirtti.

Altuğra, “Bırakın sendikaları ve paydaşları, parti içindeki vekillerle dahi istişare yapılmadı. Ne oldu da siz alel acele, yangından mal kaçırırcasına bu yasayı yürürlüğe koymaya çalışıyorsunuz? Bu yasa tasarılarını sadece devletten maaş alan insanların gelirleri olarak değerlendirmemek gerekir. Bu toplumun tamamını ilgilendiren, toplumsal bir ekonomi meselesidir” dedi.

“Benim muhalefetim partime değil, şu anki yönetimedir”

Ülkede 4 yıldır bir yönetim zafiyeti olduğunu ve bu zafiyetin de son 1 yılda dibe vurduğunu belirten Altuğra, “Benim muhalefetim partime değil, şu anki yönetimedir. Benim partimle, tabanımla ilgili bir sıkıntım yok. Bu yönetememe durumundan dolayı halkın mağdur olması nedeniyle itirazım vardır. Bu şekilde devam ettiği sürece benim halkın yanında durduğum muhalefetim de devam edecektir” dedi.

“Hayat Pahalılığı yasa tasarısı, öyle görülüyor ki; pazartesi günü komiteye geri çekilecek”

Aralık ayında yerel seçimler olduğunu, takvime göre Ocak 2027’de de genel seçim yapılması gerektiğini belirten Altuğra, 20-30 gün arayla iki seçimin zor olacağını ve dolayısıyla genel seçimlerin Eylül-Ekim 2026 tarihinde yapılması gerektiğini kaydetti.

Altuğra, “Hayat Pahalılığı yasa tasarısı, öyle görülüyor ki; pazartesi günü komiteye geri çekilecek ve paydaşların ve muhalefetin de görüşleri alınarak düzenlenecek ve Genel Kurul’a geri getirilecek” dedi.

“UBP, halka hizmet götürme konusunda ciddi zaafiyet içindedir”

Son dönemlerde “Başka bir partiye mi geçecek?” sorusuyla sıkça karşılaştığını belirten Altuğra, önemli olanın hangi partide olunduğu değil halka götürülen hizmetler olduğunu söyledi.

Altuğra, “Şu anda üyesi olduğum UBP, halka hizmet götürme konusunda ciddi zaafiyet içindedir, bu sadece söylemlerden ibarettir. İnsanların ihtiyacı olan bunları duymak değildir. Benim hedefim; siyasette olma amacım da hizmetin halka götürülmesidir” dedi.

“Siyasi hayatıma halka hizmetin götürüldüğü bir siyasi akışta devam edeceğim”

Altuğra şunları söyledi;

“Devletin kreşleri var mıdır? Yoktur. Yaşlılara bakacağımız huzurevleri var mıdır? Yoktur. Annelerin babaların özel gereksinimli çocuklarını emanet edebileceği bir yer var mıdır? Yoktur. Kadın sığınma evi var mıdır? Yoktur.

Bu ihtiyaçlara cevap verebiliyor muyuz? Hayır. Herhalde niyet bu değildir. Elbette siyasi hayatıma devam edeceğim. Halka hizmetin götürüldüğü bir siyasi akışta ben de duruşumu hayata geçireceğim ve bunu kamuoyuyla da paylaşacağım.

“Halka hizmet etmeyen bir parti içinde benim de kendi pozisyonumu da tekrar değerlendirmem gerekir”

Biliyorsunuz, aktif bir vekil başka bir partiye geçemez. Yani şu anda bunu istesem de yasal engeller nedeniyle yapamam. Halka hizmet etmeyen bir parti içinde benim de kendi pozisyonumu da tekrar değerlendirmem gerekir. ‘Benim adamımdır, yasaldır ya da değildir ama ne yapabiliyorsak yapalım’ zihniyetinin olduğu yerde benim de olmam mümkün değildir. UBP benim bildiğim bu UBP değildir, mutasyona uğramıştır.

Atalarımıza, bu partiyi kuranlara, babam da dahil olmak üzere çok üzülüyorum. Tekrar ediyorum; Devletin varlığını sürdürme ve halka hizmet götürme inancımla örtüşen bir alanda siyasete devam edeceğim”















Başa dön tuşu