
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Hala Sultan İlahiyat Koleji ile ilgili istismar iddialarına işaret etti, 4 yıl önce; Kur’an kurslarıyla ilgili; kendilerine gelen ihbarları, adresler, araç plakaları ve görüntüler eşliğinde Eğitim Bakanlığı‘na verdiklerini, araştırma talep ettiklerini ayrıca Ombudsman İlkan Varol‘a da idarenin tutumuyla ilgili denetim talebinde bulunduklarını ancak hiçbir cevap alamadıklarını belirtti
Maviş: 4 yıl önce Bakanlık ve Ombudsman’a şikayetlerimizi yaptık, bilgi talep ettik
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Maviş, bundan dört yıl önce, Bilgi Edinme Hakkı Yasası’nın 5. maddesine dayanarak; yaz aylarında düzenlenen Kur’an kurslarıyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bilgi talep ettiklerini, daha sonra Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol’u ziyaret ederek, idarenin tutumu hakkında şikâyette bulunduklarını ve konunun idari açıdan denetlenip denetlenmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini belirtti.
Maviş, “Aradan geçen dört yıla rağmen ne Eğitim Bakanlığı’ndan ne de Ombudsmanlık makamından olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt alabildik” dedi.
“Sendikaya gelen ihbarları; adres bilgileri, araç plakalı ve görüntüler eşliğinde kurumlara ilettik”
Bu süreç içerisinde sendikaya çeşitli ihbarlar ulaştığını, söz konusu ihbarları değerlendirmeyi sendikal, toplumsal ve anayasal bir sorumluluk olarak gördüklerini, bu nedenle İskele, Güzelyurt ve Mağusa Polis Müdürlükleri, Sosyal Hizmetler Dairesi, Başsavcılık, Milli Eğitim Bakanlığı, Ombudsman ve çeşitli sivil toplum örgütleri ile gerekli bilgileri paylaştıklarını kaydeden Maviş, kurs ve yurtların adreslerini, kullanılan araçların plakalarını ve araçları kullanan kişilere ilişkin bilgileri içeren belgeleri ilgili kurumlara sunduklarını söyledi.
Maviş, “Milli Eğitim Bakanlığı dışında tüm kurumlar bizi dinledi ve yetkileri çerçevesinde gerekli girişimlerde bulundu. Ancak eğitimden ve denetimden sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgilenmek yerine sessiz kalmayı ve meseleyi görmezden gelmeyi tercih etti” dedi.
“Bugün ise çok sayıda öğrencinin istismara uğradığı iddiaları var”
Bugün ise çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıya bulunduklarını belirten Maviş, bir okulda ciddi sayıda öğrencinin istismara uğradığı yönünde bilgilerin kamuoyuna yansımış durumda olduğunu ayrıca daha fazla mağdur öğrencinin bulunma ihtimalinin de göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
Maviş, “Böylesi bir durumda Milli Eğitim Bakanı’nın tüm önceliklerini bir kenara bırakarak denetmenler, çocuk psikologları, psikolojik danışman ve rehberlik uzmanları, sosyal hizmet görevlileri ve ilgili tüm uzman ekiplerle birlikte okula gitmesi; öğretmenler ve öğrencilerle gizlilik esasına dayalı kapsamlı bir çalışma yürütmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
“Bakanlığın önceliği iddiaların aydınlatılması değil AÖA’nın yasasını değiştirmek”
Maviş şöyle devam etti;
“Ancak görüyoruz ki Bakanlığın önceliği çocukların güvenliği ve yaşanan iddiaların aydınlatılması değil, Atatürk Öğretmen Akademisi Yasa Değişikliği Tasarısı’nın Meclis alt komitesinde görüşülmesini sağlamaktır.
İki konunun birbirine karıştırılmaması adına Atatürk Öğretmen Akademisi Yasa Değişikliği Tasarısı’na ilişkin görüşlerimi ayrıca paylaşacağım.
Bugün öncelikli mesele; çocukların korunması, iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve varsa sorumluların hesap vermesidir. Çocukların güvenliği hiçbir siyasi gündemin gerisinde bırakılamaz”





















