InstagramKıbrısManşetSiyaset

Yasemin Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu!







Basın Emekçileri Sendikası (Basın-sen) ve Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), toplumsal tepkiye, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman‘ın yasayı gerekçeli şekilde veto etmesine rağmen, gazetecilere hapislik öngören yasayı Genel Kurul’a sevk eden atanmış UBP-DP-YDP hükümetinin; kibir içinde olduğunu vurguladı. “Bu iş daha bitmedi” diyen örgütler mücadele mesajı verdi

“Gazetecilere hapis öngören düzenlemeyi tek bir değişiklik yapmadan Meclis’e sevk ettiler!”

Ortak açıklama yapan örgütler, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde dün yaşananların, bu ülkede basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokratik toplum ilkelerine nasıl yaklaşıldığının açık bir göstergesi haline geldiğini belirtti.

Açıklamada, “Basın örgütleri saatler boyunca komitede görüş bildirmiş, toplumun her kesiminden demokratik kitle örgütleri düzenlemenin yaratacağı ağır sonuçları ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur. Haftalardır kamuoyunda süren tartışmalara, yükselen toplumsal tepkiye ve onlarca örgütün ortak açıklamalarına rağmen, hiçbir toplumsal meşruiyeti kalmayan Ünal Üstel yönetimindeki UBP-DP-YDP Hükümeti ile UBP’li komite üyeleri Yasemin Öztürk, Alişan Şan ve Sadık Gardiyanoğlu, gazetecilere hapis tehdidi öngören düzenlemeyi tek bir değişiklik yapmadan komiteden geçirerek Meclis’e sevk etmiştir” denildi.

“Siyasi kibir, toplumsal iradeyi yok saymak”

Açıklama şöyle devam etti;

“Bu tavır siyasi kibirdir. Bu tavır toplumsal iradeyi yok saymaktır. Bu tavır demokratik denetim mekanizmalarını baskı altına alma girişimidir. Üstel’in talimatlarını uygulayan komite üyeleri bugün yalnızca bir yasa maddesine onay vermemiştir.

Halkın haber alma hakkını daraltan, gazeteciliği cezai baskı altına almaya çalışan ve demokratik toplum ilkelerini açık biçimde hedef alan bir anlayışın sorumluluğunu üstlenmişlerdir.

Bu süreç boyunca yalnızca basın örgütlerinin değil, toplumun farklı kesimlerinin ortaya koyduğu açık uyarılar da bilinçli şekilde görmezden gelinmiştir.

“Komite ne toplumsal tepkiyi ne hukuki eleştirileri ne de demokratik kaygıları dikkate aldı”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, geçtiğimiz günlerde yasayı geri gönderirken düzenlemenin basın ve ifade özgürlüğüne ölçüsüz müdahale riski taşıdığını, hukuki belirsizlik yarattığını ve temel haklara ağır müdahale anlamına gelebileceğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen komite ne toplumsal tepkiyi ne hukuki eleştirileri ne de demokratik kaygıları dikkate almıştır.

Ortaya çıkan tablo nettir. Gazetecilik faaliyetini cezai tehditle baskı altına almak isteyen bir siyasi anlayış, bugün tüm toplumsal itirazlara rağmen geri adım atmamıştır.

“Bu iş daha bitmedi. Tarih sizi yazacak”

Bu yaklaşım gazetecileri susturmayı, kamusal görünürlüğü azaltmayı ve toplumun bilgiye erişimini sınırlandırmayı hedeflemektedir. Bunun sonucu daha az şeffaflık, daha az hesap verebilirlik ve daha fazla korku ortamıdır.

Komitede yaşananlar unutulmayacaktır, atılan imzalar sıradan imzalar değildir. Bu imzalar, bu ülkede gazeteciliği cezai baskı altına alma iradesinin altına atılmıştır.

Halkın haber alma hakkını baskı altına alan, basın özgürlüğünü cezai tehditle sınırlandırmaya çalışan bu anlayış unutulmayacaktır. Bu iş daha bitmedi. Tarih sizi yazacak”















Başa dön tuşu