
Yüksek Yönetim eski Denetçisi (Ombudsman) ve Emekli Kıdemli Yargıç Emine Dizdarlı, genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılması tartışmalarına işaret ederek, son Milletvekilliği seçiminde uygulanan çarşaf liste yönteminin, oy kullanmayı ve sayımı nasıl zorlaştırdığını, hata ihtimalini nasıl artırdığını, sayımın uzadığını, seçmenlerin bir bölümünün iradesinin sandığa yansıyamadığını hatırlattı. Dizdarlı, seçimlerin aynı gün yapılmasının yanlış olacağını, Yüksek Mahkeme‘nin teknik donanımının bunun için yeterli olmadığını söyledi, hükümete bu yanlıştan dönmesi çağrısında bulundu
Dizdarlı YSK’nın görev ve sorumluluklarını hatırlattı
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Dizdarlı, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin 5 yılda bir, Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimleri ise 4 yılda bir yapıldığını hatırlatarak, son günlerde bazı siyasilerin 6 Aralık 2026’da Yerel Kuruluş Organları Seçimleri yapılırken Milletvekilliği seçimlerinin de birlikte yapılmasını önerdiğine işaret etti.
Seçim ile ilgili işlerin Seçim Kurullarınca yürütüldüğünü, Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim bölgelerinde seçimin güvenlik içinde düzenle yürütülmesini sağladığını, gereken bütün tedbirleri aldığını ve tüm seçim işlerini denetlediğini belirten Dizdarlı, YSK’nın ayrıca İlçe Seçim Kurullarını kurmakla görevli olduğunu kaydetti.
“Son yöntem oy kullanmayı ızdırap haline getirdi, sandık kurulları zorlandı, süreç uzadı, hata ihtimali arttı”
Dizdarlı, “Son Milletvekilliği seçiminde uygulanan çarşaf liste yöntemi oy kullanmayı seçmen için bir ızdırap haline getirmiş, oy pusulasının büyüklüğü nedeniyle oy verme süresini uzatmış ve geçersiz oy sayısını artırmıştır. Sandık Kurulları oyları sayarken hayli zorlanmış ve sayım süresi çok uzamıştır. Bu da sonuçların açıklanmasında ciddi gecikmeye yol açmıştır” dedi.
Bundan anlaşılacağı üzere, seçmen oyunu kullanırken ve Sandık Kurulları kullanılan oyları sayarken hata yapma ihtimallerinin arttığına dikkat çeken Dizdarlı şöyle devam etti;
“Her iki seçimi aynı gün yapmak son derece yanlış olacaktır”
“Seçmenin yaptığı hatalarla çok sayıda oy yanmış ve seçmenin iradesinin sandığa yansıması engellenmiştir. Sandık Kurullarının sayım hataları ise sonuçların açıklanmasını geciktirmiştir.
Yıllarca İlçe Seçim Kurullarında ve keza Yüksek Seçim Kurullarında çalışmış biri olarak bu süreç içerisinde yaşanan sıkıntıları yakından gözlemleme tecrübesine sahibim.
Bu tecrübeme göre; her iki seçimi aynı gün yapmak son derece yanlış olacaktır. Bu hususa ilaveten saygım baki kalmak kaydıyla, Yüksek Mahkemenin teknik donanımı her iki seçimi aynı günde yapmak için yeterli değildir. Seçim neticelerinin açıklanması da günler alacaktır.
Bu zor sistemle seçim yapılırsa, Sandık Kurullarında çalışacak insan bulmak da imkânsız olacaktır.
Bu nedenle, hükümet her iki seçimin birlikte yapılması konusunda karar almadan önce konuyu her yönü ile düşünmesi, ciddi bir hata yapmadan bu şekilde yapılacak bir uygulamanın getireceği zorlukları değerlendirmesi ve ortaya çıkması muhtemel pişmanlıkları önlemesi gerekir”




















