
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, bir kamu görevlisinin sahte ek mesai yazdığının, bir diğer kamu görevlisinin de izinsiz öğrenci taşımacılığı yaptığının Maliye Teftiş Müfettişlerince tespit edilip raporlandığını ancak Maliye Bakanı‘nın bu raporların Başsavcılığa iletilmesini engellediğini hatta yolsuzluk yapan bu kişileri ödüllendirdiğini iddia etti. Özersay, yapısal bir değişikliğe gidilerek, bu konuların Maliye Bakanının iki dudağı arasından çıkarılması gerektiğini vurguladı
Özersay: Müfettişler ek mesai yazan memurun aynı saatlerde güneyde olduğunu tespit etti
Yazılı açıklama yapan Özersay, denetim kurumlarının siyasilerin keyfi kararlarına bağlı olmaktan çıkarılması, Maliye Teftiş raporlarının bakanların iki dudağı arasında olmaması ve yolsuzlukla mücadelede kurum yapılarının gözden geçirilerek ilave tedbirler alınması konularına değindi.
Özersay, bir devlet kurumunda kamu çalışanının sürekli ek mesai yazdığını, Maliye müfettişleri de yaptıkları incelemede ek mesai yazılan saatlerde bahse konu çalışanın sınırdan güneye geçtiğini, üstelik bunun defalarca yapıldığını muhaceret kayıtlarından tespit ettiğini söyleyerek, belgesiyle ek mesai yolsuzluğuyla devletin dolandırıldığının, kamunun zarara uğratıldığının saptandığını ve raporlandığını kaydetti.
Özersay, “Yine bir devlet kurumunda kamu çalışanı sürekli ek mesai yazıyor ama Maliye müfettişlerinin yaptığı incelemede bu ek mesai saatlerinde devletten kendi adına yasal izni olmaksızın öğrenci taşımacılığı yaptığı ortaya çıkıyor çünkü müfettişler o ek mesai saatleri içerisinde polisin bahse konu şahsa kestiği cezaları (kendi adına izni olmaksızın öğrenci taşımacılığı yapmak) buluyor, bunlar da raporlanıyor. Yani belgesiyle ek mesai yolsuzluğuyla devletin dolandırıldığı, kamunun zarara uğratıldığını, üstelik de yasalarımıza göre yasak olan ikinci bir iş yapama yasağı da ihlal edilerek kamunun dolandırıldığı saptanıyor, raporlanıyor” dedi.
“Maliye Bakanı bu raporların ve tespitlerin Başsavcılığa aktarılmasına izin vermiyor”
Özersay şöyle devam etti;
“Bu şartlarda bahse konu kişilerle ilgili Başsavcılığa Maliye Teftişin hazırladığı raporlar iletilmesi ve yasal süreç başlatılması gerekirken ne oluyor? Bu kişiler korunuyor ve bazı açılardan ödüllendiriliyor. Peki Maliye Bakanı bu raporların ve tespitlerin Başsavcılığa aktarılmasına izin veriyor mu? Bize gelen bilgilere göre hayır izin vermiyor ve bu nedenle de bu işlenen suçlarla ilgili olarak yasal süreç başlatılamıyor.
Ne yapılmalı? Yapısal bir değişikliğe gidilmesi gerekiyor, bu gibi konular Maliye Bakanının iki dudağı arasında olmamalı. Keyfi olarak Maliye Bakanı Maliye müfettişlerinin somut belgeye dayalı tespitlerini Başsavcılığa göndermemezlik edememeli.
Maliye Bakanı yanında siyasi olmayan üst düzey bürokrasi de belirli şartlarda suç unsuru içerebilecek raporları Başsavcılığa iletebilmeli.
“Bu çalışmaları siyasi otoritenin (Bakanın) tahakkümünden kurtarılmalıdır”
Halkın Partisi olarak daha önce de bu konuda sırf Maliye Bakanı engel olduğu için tıkanan süreçler ve üzeri örtülmek istenen olayları gündeme taşımıştık. Bunlardan biri de Orman Dairesi’ndeki bazı mesailerle ilgiliydi.
Sonuçta konuyu kamuoyunun gündemine getirip üzerine gittiğimizde konunun Başsavcılığa aktarılmasının önündeki Bakan engeli kaldırılmış ve başlatılan yasal süreç sonucunda eski daire müdürü de mahkeme önüne çıkarılmıştı çünkü devletin zarara uğratılması söz konusu olmuştu.
Özetle Maliye Teftiş’in denetlemeye dair bu çalışmaları dikkate değerdir ve yapılacak yasal düzenlemeler ile siyasi otoritenin (Bakanın) tahakkümünden kurtarılmalıdır.
Yolsuzluğa karşı etkili mücadele için denetim kurumlarının çalışmaları siyasilerin keyfi kararlarına bağlı olmaktan çıkarılmalıdır. Göreve geldiğimizde bu yapısal değişiklikleri yapmak boynumuzun borcudur”




















