InstagramKıbrısManşetSiyaset

YKP: Yeni formül icadı değil, Crans Montana’da kalınan yerden devam edilmeli







Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekreteryası, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres‘in adaya gelişinin, “Kıbrıs sorununda 16 yıl sonra ilk BM Genel Sekreteri teması” özelliğini taşıdığını hatırlatarak, bunun anlamlı olması için “yapıcı belirsizlik” arayışlarını değil, 2017 Crans-Montana zemininde çerçeve antlaşmasıyla uzlaşılanların hemen hayata geçirilmesinin hedef alınması gerektiğini belirtti.

YKP’nin, bu sürecin sadece bir izleyicisi değil, takipçisi ve parçası olacağının belirtildiği açıklamada; “Bu nedenle adanın her iki yakasından barıştan yana tüm Kıbrıslıları (sivil toplum örgütlerini, sendikaları, meslek birliklerini, gençlik ve kadın hareketlerini, bağımsız yurttaşları) çözüm sürecini gerçek anlamda ileriye taşıyacak her eyleme, buluşmaya ve girişime omuz vermeye çağırıyoruz” denildi

YKP: Yeni formül icadı değil, Crans Montana’da kalınan yerden devam edilmeli

Yazılı açıklama yapan YKP, Guterres’in 27-29 Temmuz tarihlerinde Kıbrıs’ı ziyaret edecek olmasının, Ban Ki-moon’un 2010’daki ziyaretinden bu yana, bir BM Genel Sekreteri’nin adaya ilk gelişi olması bakımından önemli bir olay olduğunu belirtildi.

YKP açıklamasında, Guterres’in iki lideri Cenevre’ye çağırmak yerine kendisinin gelmeyi tercih etmesinin, ziyarete stratejik bir ağırlık kazandırdığına işaret edildi, “Ancak YKP olarak açıkça vurgularız ki, bu ziyaretin anlamlı olabilmesi, yeni bir formül icadıyla değil, 2017 Crans-Montana’da müzakerelerin kaldığı yerden (iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek egemenliği ve tek vatandaşlığı olan federal çözüm zemininde) hemen başlamasına elle tutulur biçimde hizmet ettiği ölçüde mümkündür” denildi.

Açıklamada, “Rum ve İngiliz basınına yansıyan ‘yapıcı belirsizlik’ ya da ‘gevşek federasyon’ arayışları; federal zemini terk ederek, Kıbrıslıtürklerin siyasi eşitlik ve ortak vatandaşlık iradesini de heba edecek bir çıkıştır, YKP olarak karşısındayız” ifadelerine yer verildi.

“En büyük engel ‘her şey üzerinde uzlaşmadan hiçbir adım atmayalım’ takıntısıdır”

Açıklama şöyle devam etti;

“YKP’nin yıllardır ısrarla altını çizdiği bir gerçek burada yeniden hatırlatılmalıdır: Kıbrıs sorununda çözümün önündeki en büyük engel, tarafların yıllardır sırtladığı ‘herşeyi konuşalım ve her şey üzerinde uzlaşmadan hiçbir adım atmayalım’ takıntısıdır.

Guterres ziyareti bu takıntının bir kez daha tekrarlanacağı bir sahne olursa, 5+1 masasından yine sadece bir fotoğraf çıkar.

YKP olarak bütünlüklü çözümü hedef olarak korurken, uzlaşılan konuların hemen uygulanmaya başlanmasına olanak tanıyan bir çerçeve antlaşması yaklaşımını benimsiyoruz.

“‘Milli irade‘ söyleminin ardına saklanarak Kıbrıslıtürklerin siyasi eşitlik ve ortak vatandaşlık iradesi görmezden geliniyor”

Yargı üzerinde uzlaşma zaten mevcuttur (iki toplumdan kişilerin karıştığı davalara bakacak iki toplumlu mahkeme yarın değil bugün devreye alınabilir); mülkiyette adım adım uygulanabilecek model yıllar önce ortaya konmuştur; doğrudan ticaret tüzüğünün uygulamaya konması, yeni geçiş noktalarının açılması ve mevcutlardaki bürokratik prosedürlerin kaldırılması, elektrikte iki tarafa enterkonnekte gibi iki toplumlu güven artırıcı önlemler; 5+1 masasının bir gün önceden değil, bugünden hazırlanması demektir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde ‘iki devletli çözüm‘ savunucularının Guterres’i ‘federasyon arabuluculuğu yapmama‘ konusunda uyarması; 2017 Crans-Montana’da müzakereleri çökerten aynı iradenin devam ettiğinin göstergesidir.

Türkiye’nin adada askeri varlığını sürdürmek, garantörlük statüsünü koruyarak Kıbrıs’ın kuzeyinde vesayet mekanizmasını kalıcılaştırmak isteyen siyaset, ‘milli irade‘ söyleminin ardına saklanarak Kıbrıslıtürklerin siyasi eşitlik ve ortak vatandaşlık iradesini görmezden gelmektedir.

“Vesayet düzeninin tasfiyesi taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz”

Oysa Ghali ve De Cuellar dönemlerinden bu yana BM parametrelerinde tanımlanan siyasi eşitlik (aritmetik eşitlik değil) sağlanmadıkça, hiçbir ‘iki devlet‘ söylemi bu adadaki bölünmüşlüğü meşrulaştıramaz.

YKP olarak garantörlük sisteminin sona ermesi, adanın koşulsuz askersizleştirilmesi ve Kıbrıs’ın kuzeyinde alt yönetim üzerinden yürüyen vesayet düzeninin tasfiyesi taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz.

Ziyaret öncesi gelen sinyaller bu kaygıyı somutlaştırıyor; AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 21 Temmuz’da Denktaş’ın anıt mezarını ziyaretinin ardından ‘Kıbrıs’ta artık iki devletli çözüm zamanıdır’ diyerek federal zemini bir kez daha resmen tasfiyeye çağırdı.

“Barış, Kıbrıslıtürklerin ve Kıbrıslırumların birlikte kuracakları ortak bir gelecekle mümkündür”

Aynı günlerde Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın ‘son gelişmelerin ardından Yunan Silahlı Kuvvetleri için Kıbrıs artık yakındır‘ açıklaması da adanın iki yakasındaki milliyetçiliklerin birbirini besleyerek tırmandığını gösteriyor.

YKP olarak açıkça söylüyoruz: Ankara’nın ‘iki devlet’ ısrarı ile Atina’nın askeri kaslarını şişiren söylemi, birbirini meşrulaştıran aynı statükocu sarmalın parçasıdır; Guterres ziyaretinin görevi bu sarmalı beslemek değil, kırmak olmalıdır.

Yeni Kıbrıs Partisi bir kez daha altını çizer: Bu adada barış, Kıbrıslıtürklerin ve Kıbrıslırumların (iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek egemenliği ve tek vatandaşlığı olan federal bir çerçevede) birlikte kuracakları ortak bir gelecekle mümkündür.

“Sokakta ‘federal Kıbrıs hemen’ demek için buluşalım!”

Guterres ziyaretinin ve ardından toplanacak 5+1 görüşmesinin görevi bu geleceği inşa etmeyi kolaylaştırmak; taraflara düşen ise ‘herşey üzerinde uzlaşmadan hiçbir adım atmayalım’ oyununu terk edip, uzlaşılan konularda bugünden çerçeve antlaşmasıyla adım adım ilerlemektir.

YKP, bu sürecin sadece bir izleyicisi değil, takipçisi ve parçası olacaktır. Bu nedenle adanın her iki yakasından barıştan yana tüm Kıbrıslıları (sivil toplum örgütlerini, sendikaları, meslek birliklerini, gençlik ve kadın hareketlerini, bağımsız yurttaşları) çözüm sürecini gerçek anlamda ileriye taşıyacak her eyleme, buluşmaya ve girişime omuz vermeye çağırıyoruz.

Masadaki oyalama taktiklerine karşı sokaktaki ısrarımızla cevap verelim. Sokakta federal Kıbrıs hemen demek için buluşalım!”















Başa dön tuşu