
Devrimci Komünist Birlik (DKB) adına 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla mesaj yayımlayan Yusuf Alkım, bugünün; umutsuzluğa düşme değil, egemenlerin dayattığı bu kokuşmuş düzene tüm dünya halkları ile birlikte baş kaldırma ve insanca yaşayabileceğimiz bir düzen için ayağa kalkma zamanı olduğunu söyleyerek, bu yıl 1 Mayıs‘ı bir yanda kazanımlar diğer yanda artan sömürü ile karşıladığımızı belirtti
Alkım: Bu 1 Mayıs’ı, bir yanda kazanımlar bir yanda artan sömürü ile karşılıyoruz
Alkım yazılı mesajında, bu yıl işçi sınıfının uluslararası birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ı; bir yanda mücadele ve kazanımlarla, diğer yanda artan sömürü, iş cinayetleri ve emperyalist saşldırganlıkların yarattığı öfke ile karşıladıklarını belirtti.
Alkım, “Ektam Kıbrıs LTD’de uzun süredir iş güvencesi olmadan ve en temel yasal haklarından mahrum bırakılarak çalıştırılan işçilerin, haklarını alabilmek için Emek-İş Sendikası’na üye olması ve iş yasalarına bağlı şekilde toplu iş sözleşmesi yapılmasını talep etmeleri nedeniyle işveren tarafından tehditle işlerinden istifa etmeye zorlanmaları ile başlayan şanlı direnişleri kazanımla sonuçlanmış ve işçiler sendikal haklarını kazanarak işlerine geri dönmüşlerdir” dedi.
“Ülkemizin kuzeyinde emek sömürüsü her geçen gün daha da yoğunlaşıyor”
Alkım şöyle devam etti;
“Hayat pahalılığının dondurulmasını ön gören yasa tasarısına karşı sendikalar önderliğinde başlayan mücadele, geniş emekçi kitlelerin polis barikatlarını her defasında yıkarak devam eden kararlı ve dirençli mücadeleleri ile kukla hükümete geri adım attırmış ve yasa tasarısını geri çekilmek zorunda kalmışlardır.
Tüm bu mücadele ve kazanımlara rağmen ülkemiz ve dünyamız hala daha küçük bir azınlığın zenginlik ve refah içerisinde yaşadığı, geriye kalan milyarlarca insanın her geçen gün daha da yoksullaşarak sefalete mahkum edildiği bir düzen içerisindedir!
Ülkemizin kuzeyinde emek sömürüsü her geçen gün daha da yoğunlaşmakta, başta inşaat sektörü olmak üzere en temel iş sağlığı ve güvenliği önlemleri yok sayılarak işçiler ölümle burun buruna çalışmak zorunda bırakılmaktadır.
Bir yanda onbinlerce işçi iş yasalarına aykırı şekilde çalıştırılırken diğer yanda ise iş cinayetleri ve kazaları giderek artmaktadır. Buna rağmen çalışma dairesi bünyesindeki yetersiz personel nedeniyle yeterli denetimler yapılmamakta ve işçiler yasa dışı koşullarda çalışmaya mahkum edilmektedir.
“NATO eksenli emperyalist saldırganlık artarak devam ediyor”
Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi de sermaye kesiminin temsilcisi olan hükümet yasal düzenleme ile yabancı uyruklu işçilere sağladıkları konaklama ve yaşam desteklerini bahane ederek maaşlarından yüzde 40 oranında kesinti yapma olanağı sağlamaya hazırlanıyor.
Ülkemizin kuzeyinde bunlar yaşanırken dünyada ise NATO eksenli emperyalist saldırganlık giderek artmaktadır. Bir yanda hemen yanı başımızda Filistin’de, İran’da ve diğer bölge ülkelerde NATO destekli terörist İsrail’in katliamları sürmekte, diğer yanda ise Afrika’dan Latin Amerika’ya bir çok ülkede yine NATO eksenli emperyalist saldırganlık artarak devam etmektedir.
Yani küçük azınlığın kurduğu ve doğaya, insana düşman olan düzenin devam ettirilebilmesi için her türlü gerici yola başvuruluyor. Biz işçiler, emekçiler ise her gün yeni bir zam, yeni bir kriz, yeni bir dayatma ile karşılaşmak zorunda kalıyoruz!
“İnsanlığı bu pislikten ancak işçilerin, emekçilerin örgütlü gücü çıkarabilir”
Tam bir barbarlık düzenine dönüşmüş olan bu düzeni dağıtmak, merkezine insanı, doğayla barışık planlı bir yaşamı koyan sosyalist üretim ilişkilerini kurmak artık bir tercih olmaktan çıkmış, acil bir zorunluluk durumuna gelmiştir.
Biz işçiler, emekçiler bunu yapabilecek bilgi ve beceriye sahibiz, yeter ki gücümüzün farkına varalım ve devrimci örgütlenmemizi sağlayarak güçlerimizi bir araya toplayalım!
Şimdi umutsuzluğa düşme değil, egemenlerin bizlere dayattığı bu kokuşmuş düzene tüm dünya halkları ile birlikte baş kaldırma ve insanca yaşayabileceğimiz bir düzen için ayağa kalkma zamanıdır!
İnsanlığı bu pislikten ancak işçilerin, emekçilerin örgütlü gücü çıkarabilir!
Emeğimizin sömürülmesine, ülkemizin işgal edilerek bölünmesine ve bölge ülkelerinde ve dünyada artan emperyalist saldırganlığa karşı sesimizi yükseltmek için; 1 Mayıs’ta, Saat 17:30’da Kuğulu Park’ta Devrimci Komünist Birlik kortejinde buluşuyoruz… 1 Mayıs’ta Orakla Çekiçli Bayrağın Saflarına!”




















