
Avukat Cansu Nazlı, gazetecilere; “kamuya mal olmuş kişilerin yargı süreçlerindeki fotoğraflarını çekmeleri ve isimlerini açık vermeleri durumunda bir yıl hapis cezası” öngören “masumiyet karinesi” maddesiyle ilgili; Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası görüşmeleri sürecince; Barolar Birliği tarafından üyeye bilgilendirme yapılmadığını belirtti. Nazlı, bu sebeple Barolar Birliği’ndeki tüm görevlerinden çekildiğini açıkladı. Avukat Öncel Polili de dün aynı nedenlerle Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi’ndeki görevinden çekilmişti
Nazlı: Komite sürece dahil edilmedi, üyeye bilgilendirme yapılmadı
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Nazlı, “masumiyet karinesi” maddesinin Başbakanlık’a, oradan da Bakanlar Kurulu üzerinden Meclis’e gelmesinde ve komite sürecinde Baro’daki gönüllü bir çalışma grubu olan İnsan Hakları Komitesi’nin dahli olmadığını bildiğini söyleyerek, Disiplin Tüzüğü sürecinde Barolar Birliği adına hazırlanan raporu, nasıl Başbakanlığa iletildikten ve yayınlandıktan sonra birlik üyeleri öğrendiyse bu süreçte de malum yasa maddesiyle ilgili (en azından son 2 yıldır) üyeye Konsey tarafından bir bilgilendirme yapıldığına şahit olmadığını kaydetti.
Nazlı, “Bu antidemokratik bir durumdur ve ne yazık ki yalnızca Barolar Birliği’nde bulunmamaktadır. Özne olabilmek için yönetenlerin tercihlerine kendimizi bırakmamamız, kendi bulunduğumuz yapılarda da iç denetleme görevi görmemiz gerekir. Bu yapılmadıkça örgüt yönetimleri temsil ettiği üyelerinin haberi bile olmadan onlar adına kendi tercihlerine göre hareket etmeyi alışkanlık haline getirebilmektedir” dedi.
“Örgütlerden gelen itirazlar ciddiye alınmalıydı”
Nazlı şöyle devam etti;
“Benim hasbelkader bu düzenlemeden müvekkilim olan Basın-Sen üzerinden haberim olup onları temsilen süreçlerde bulunma şansı yakaladım.
Bir avukat olarak bu konudaki sorumluluğun Baro Konseyinde olduğuna inanıyorum. Yola çıkarken niyetleri rüşvetçileri, yolsuzları korumak olmasaydı bile malum maddenin sonuçlarının buna hizmet edeceği yönünde özellikle alan örgütlerinden gelen itirazlar ciddiye alınmalıydı, diğer maddeleri değiştirmekte ya da formüle etmekteki esneklik burada da gösterilebilirdi.
“Baro Konseyi, Meclis Komitesinde maddede ısrarcı oldu, kamuoyunda açıkça savundu”
Bizim katıldığımız meclis komitesi toplantılarında konsey temsilcileri tarafından bu maddeye bir yorum yapılmadığı gibi hiçbir değişiklik de yapılmadı.
Komitede Baro Konseyi örtülü olarak maddede ısrarcı oldu, sonrasında da kamuoyunda açıkça savunmaya devam etti. Başkanın eleştiriler üzerine olan tavrını ayrıca yanlış buluyorum.
“Baro’nun devam eden ve dahil olduğum tüm faaliyetlerinden çekiliyorum”
Bugüne kadar pek çok değerli meslektaşım gibi ben de Baro bünyesinde çocuk hakları, kadına şiddet, çalışma hakları vb alanda yürütülen hak temelli çalışmalarda gönüllü olarak bulundum.
Bunların bazıları İnsan Hakları Komitesi bünyesinde idi bazıları değildi. Hepsinin de değerli ve önemli olduğuna inanıyorum. Bugün itibarıyla Baro’nun devam eden ve dahil olduğum tüm faaliyetlerinden çekildiğimi meslek birliğime ve kamuoyuna bildiririm.
Malum yasa maddesinin değişmesi için Meclis’e ve hükümete karşı verilecek mücadelede bundan sonra meslek birliğim ile aynı tarafta olabilmeyi içtenlikle dilerim”




















