InstagramKıbrısManşetYaşam

BY: Denizlerimiz satılık değil, plajlar halkındır!







Bağımsızlık Yolu (BY), Beleşe Deniz Plajlar Halkındır Hareketi’nin 4 ay önce Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe‘ye, Plajların Kullanım ve Denetimi (Değişiklik) Yasa Önerisi‘ni sunduğunu, bu tasarının mücadelenin önemli bir parçası olduğunu belirterek, ancak geçen sürede Meclis’in konuyla ilgili hiçbir adım atmadığına dikkat çekti. BY açıklamasında, kıyılar sermayeye peşkeş çekilirken, halkın da anayasal haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını belirtti, yasa tasarısında yer alan “Belediye ve Kaymakamlıkların idari para cezası kesmesinin” mücadelede önemli bir caydırıcılık yaratacağına vurgu yaptı

BY: Kıyılar sermayeye peşkeş çekilirken, halkın denize erişim hakkı sistemli şekilde gasp ediliyor

Yazılı açıklama yapan BY, yıllardır Kıbrıs’ın kuzeyinde sahiller parça parça sermayeye peşkeş çekilirken, halkın denize erişim hakkının sistemli şekilde gasp edildiğini söyleyrek, şezlong dayatmaları, fahiş ücretler, tel örgüler, özel işletme baskıları ve fiili yasaklarla yurttaşların kendi kıyılarından uzaklaştırıldığını ve anayasal haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını vurguları.

Deniz kıyılarının kamusal alan olmaktan çıkarılıp ayrıcalıklı kesimlerin para karşılığı satılabilecek kâr alanına dönüştürülmek istendiğine dikkat çekilen açıklamada, “Ancak halk bu dayatmalara boyun eğmemiştir. Geçmişte birçok sahilde verilen mücadeleler, yapılan eylemler ve yükselen toplumsal tepki sayesinde kıyıların tamamen kapatılmasının önüne geçilmiştir” denildi.

“Kıbrıslı Türk halkı denizin bir ayrıcalık değil, temel bir kamusal hak olduğunu biliyor”

“Beleşe Deniz” mücadelesinin tam da bu nedenle toplumda güçlü bir karşılık bulduğu çünkü Kıbrıslı Türk halkının denizin bir ayrıcalık değil, temel bir kamusal hak olduğunu bildiği belirtilerek, Beleşe Deniz Plajlar Halkındır Hareketi’nin dört ay önce Meclis’e sunduğu Plajların Kullanım ve Denetimi (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin de bu mücadelenin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekildi.

“Tasarı Özdenefe’ye iletildi, üzerinden 4 ay geçti”

Açıklamada şunlar kaydedildi;

“13 Ocak 2026 tarihinde Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe’ye sunulan öneri, halkın plajlara ücretsiz ve engelsiz erişim hakkını koruyacak somut düzenlemeler içermektedir. Ancak aradan geçen dört aya rağmen Meclis’in bu konuda hiçbir adım atmaması kabul edilemezdir.

Bugün hala halk birçok plajda işletmelerin keyfi uygulamalarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Yasalar açık olmasına rağmen denetim yapılmamakta, hak ihlalleri cezasız bırakılmakta, kamu yararı sermaye çıkarlarının gerisine itilmektedir. Meclis’in ve hükümetin bu sessizliği tarafsızlık değil, açık biçimde sermayeden yana tutum almaktır.

“Belediye ve kaymakamlıkların para cezası uygulayabilmesi caydırıcılık açısından önemlidir”

Oysa sunulan yasa önerisi son derece açık, uygulanabilir ve kamu yararını gözeten düzenlemeler içermektedir. Belediye ve kaymakamlık bünyesindeki yetkili memurların yerinde denetim yaparak anında idari para cezası uygulayabilmesi, hem hak ihlallerinin önüne geçecek hem de yıllardır süren yapanın yanına kar kalan cezasızlık düzenini bozacaktır. Mahkemeleri meşgul etmeden hızlı yaptırım uygulanabilmesi, caydırıcılık açısından da son derece önemlidir.

Aynı şekilde plajları kirletenlere anında yaptırım uygulanması da kamusal alanların korunması açısından gereklidir. Çünkü plajlar yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır.

“Denizlerimiz satılık değil, plajlar halkındır!”

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu olarak, Beleşe Deniz Plajlar Halkındır Hareketi’nin hazırladığı yasa önerisini desteklediğimizi bir kez daha açıklıyoruz. Meclis’te bulunan tüm milletvekillerini halkın tarafında olmaya, bu yasa önerisini derhal gündeme almaya ve bir an önce yasallaştırmaya çağırıyoruz.

Bu ülkenin sahilleri sermayenin, otellerin ve rant çevrelerinin değil halkındır. Denizlerimiz satılık değil, plajlar halkındır!”















Başa dön tuşu