
Şehir Plancıları Odası, ulaşım planları, koruma planları, taşkın riski yönetim planları, çevre planları, gelişme planları ve benzeri birçok planlama enstrümanının şehir planlama mesleğinin bilgi birikimi, yöntemi ve kamu yararı ilkesi temelinde üretildiğine vurgu yaparak, şehir plancılarının; disiplinler arası iş birliklerinin merkezinde yer almasının bir zorunluluk olduğunu hatırlattı
Oda: Şehir planlama mesleği olmadan yürütülecek her faaliyet; eksik, yetersiz ve bütüncül bakıştan uzak kalacaktır
Yazılı açıklama yapan oda, Kıbrıs’ın kuzeyinde kamu yararı için yıllardır mücadele vermelerine rağmen kentlere ve planlamaya ilişkin birçok platformda göz ardı edilmelerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı, kentlerin geleceğini belirleyen mekânsal planlama konularında şehir planlama mesleği olmadan yürütülecek her türlü faaliyetin; eksik, yetersiz ve bütüncül bakıştan uzak kalacağını kaydetti.
Oda açıklamasında, “Mekânsal planlama; konut, ulaşım, çevre, koruma, kamusal alan, altyapı, afet riski, doğal ve kültürel değerler ile kentsel gelişme kararlarını bir bütün olarak ele alan temel bir disiplindir” denildi.
“Şehir plancılarının disiplinler arası iş birliklerinin merkezinde yer alması bir zorunluluktur”
Açıklama şöyle devam etti;
“Bu nedenle yaşam alanlarımızın daha nitelikli hale getirilmesi, kentsel yaşam kalitesinin artırılması ve sürdürülebilir kentsel gelişim hedeflerine ulaşılması için şehir plancılarının sürecin dışında bırakılması değil, disiplinler arası iş birliklerinin merkezinde yer alması bir zorunluluktur.
Ulaşım planları, koruma planları, taşkın riski yönetim planları, çevre planları, gelişme planları ve benzeri birçok planlama enstrümanı şehir planlama mesleğinin bilgi birikimi, yöntemi ve kamu yararı ilkesi temelinde üretilmektedir.
“Kentlerin geleceği şehir plancıları dışarıda bırakılarak nasıl sağlıklı biçimde tartışılabilir?”
Kentlerin geleceği bu planlar olmadan, planlama disiplini yok sayılarak ve şehir plancıları dışarıda bırakılarak nasıl sağlıklı biçimde tartışılabilir? Planlama mesleğinin göz ardı edildiği her gün, bugünün sorunlarının yarının daha büyük dezavantajlarına dönüşmesine neden olacaktır.
Bu kapsamda, mesleğimizin ve meslek odamızın dışlandığı, kentlerin geleceğinin şehir plancıları olmadan tartışıldığı tüm faaliyetleri kınıyor; bilimsel, katılımcı ve bütüncül planlama anlayışının tüm süreçlerde esas alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz”



















