GenelKıbrısManşet

Erhürman ve Amcaoğlu arasında dikkat çeken “sözleşme” diyaloğu







Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda bugün yaşanan Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman ve Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu arasındaki diyalog dikkat çekti. Erhürman 15 yıllık sözleşme imzalanması durumunda Mahkemeye gideceklerini söylerken, Amcaoğlu ise CTP döneminde imzalanan 15 yıllık sözleşmeyi hatırlatarak, “Yani yanlış yaptığınızı kabul ediyorsunuz” dedi

Erhürman: CTP döneminde olanların hesabı neyse, bizden beklenen şeyleri yapmaya hazırız

Meclis önündeki El-sen eyleminin devam ettiği sırada Genel Kurulu’da konuşan Erhürman, gelinen noktayı çok fazla öfkelenmeye ve tartışmaya gerek olmadan, anlaşılabilir umuduyla bir kez daha aktarmak istediğini söyledi.

Erhüman, “Geçmişte ne olup bittiğinden bağımsız olarak söylüyorum söyleyeceklerimi; geçmişle ilgili de her ne varsa CTP döneminde olan, bütün bunların hesabı neyse, bu nokrada bizden beklenen şeyleri yapmaya hazırız” dedi.

“Üstel dedi ki; ‘Evet, 1+3 yıl süre var, Tufan Bey haklıdır’. Böylece bu tartışma tükenmiş oldu”

İçinde bulunduğumuz dönemle ilgili çok basit bir mantık üzerinden konuşacağını belirten Erhürüman şunları kaydetti;

“Bütün vekillerin dinlemelerini rica ediyorum. Çünkü konu; memleketin önümüzdeki 15 yılına ilişkin bir konudur. Geçen hafta daha önceden var olan bir tartışma burada tüketildi.

Neydi bu tartışma; Biz diyorduk ki ‘AKSA ile imzalanan sözleşme 2024 yılının Mart ayında sonlanıyor. Bu sözleşmeye göre de idarenin talep etmesi durumunda 3 yıl uzatma yapılması AKSA’nın taahhüt ettiği bir şeydir.

Geçen haftaki bu konuşmamdan sonra kürsüye çıkan Ünal Üstel dedi ki; ‘Evet, 1+3 yıl süre var, Tufan Bey haklıdır’. Böylece bu tartışma tükenmiş oldu.

Bu tartışma tükendiğine göre önümüzde 4 yıldan bir ay eksik süre var. Bu dönem öyle bir dönem ki; Türkiye ile enterkonnekte ihtimalleri var.

Kıbrıs sorununun çözümüne değil ama gelişmelere bağlı olarak TC’nin de bağlı olacağı biçimde bir enerji projesi ihtimali var.

“Bu ülkenin önündeki 15 yıla ilişkin enerji politikasını belirlemesi lazım”

Sayın Tatar’ın Anastasiadis’e verdiği öneriler arasında; TC ve KKTC’nin de dahil olduğu bir enterkonnekte iş birliği önerisi var. Yenilenebilir enerjideki gelişmelere dair ihtimali var, 2030’da fuel-oil’den vazgeçme ihtimali de var.

Bütün bu ihtimaller varken idarenin yapması gereken şudur; İdarenin uzmanlarla birlikte oturması, tüm bu seçenek ve senaryoları değerlendirerek, bu ülkenin önündeki 15 yıla ilişkin enerji politikasını belirlemesi lazım.

Ne AKSA ne El-sen ne Kıb-tek’le ilgili değildir bu mesele; bu enerji meselesidir. Tüm ülkeler bugün enerji planlaması yapıyor, bunu KKTC’nin de yapması lazım.

Herhalde bu söylediklerim konusunda kimsenin kafasında soru işareti yoktur. Bu akıl yolu ne diyor; 4 senelik süre içinde bizim bu çalışmayı yapmamız gerekir.

Ancak önümüzde olan yasa tasarısıyla bu işi ihalesiz şekilde yapma yetkisini almak istiyorsunuz. Biz de diyoruz ki; bu işin ihalesiz olması zaten makul değil. Bundan önce hazırlanması gereken bir enerji politikası var, bu olmadan, ihaleli-ihalesiz yapacağınız herhangi bir sözleşme, ülkenin enerji geleceğine zarara verme riski taşır.

Bundan dolayı biz buna karşı çıkıyoruz; bu yasayı getirmeyin, biz de yardım edelim, oturalım bu politikayı uzmanlarla belirleyelim. Bunu geliştirdikten sonra AKSA Maksa, Saksa fark etmez, eğer bir özel şirketten belli süre hizmet alınması sonucu ortaya çıkıyorsa, gereği yapılsın.

“Bu sözleşmeyi iptal ve feshedeceğiz”

Bunlar yapılmadan bu yasa geçerse, sizin önünüzde bir enerji politikası hazırlanmaksızın ihalesiz şekilde sözleşme imzalama imkanı açılacak.

Buradan hareketle biz iktidara geldiğimizde; uzmanları toplayacağız ve bu ülkenin enerji politikasını belirleyeceğiz.

Eğer ortaya çıkarsa ki; AKSA ile ya da başka şirketlerle bu dönemde bu politika üretilmeden sözleşme imzalandı ve oluşturacağımız politika önünde, ülkenin arz güvenliği, daha ucuza ve daha çevreci elektrik tüketilebilmesi açısından bu sözleşme bir engel oldu; bu sözleşmeyi iptal ve feshedeceğiz.

Kim hükümette ise bunu yapmak zorunda, hükümette olanın boynunun borcu.

Bunu yaptığımızda da tazminat yükümlülüğü çıkar karşımıza. Şirket ‘Ben planlarımı 15 yıla göre yaptım’ der ve dava açar, tazminat ister.

“Mahkeme sözleşmeyi imzalayanlardan da talep eder”

Ama bilmenizi isterim; bu dava sonucunda bir tazminat söz konusu olursa, bugün idarede olan ve bu sözleşmeyi imzalayanların ihmalinden veya kusurundan kaynaklanacağı için İyi İdare Yasası’nın 22 maddesine göre; imzayı atanlara da rücu eder.

İlgili yasa; ‘İdare kendi işlev ihmal ve eylemlerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür’ der ve 2. fıkrası da ‘İdare şirketin zararını giderdikten sonra zararın doğmasına ihmal ve kusuruyla sebep veren kamu personeline, Mahkeme tarafından tespit edilen kusur oranında rücu eder’ der. Yani sözleşmeyi imzalayanlardan da talep eder.

CTP döneminde böyle bir şey olduğunu iddia ediyorsanız, gidersiniz Mahkemeye bunu yaparsınız”

Amcaoğlu: O dönem yaptığınızın yanlış olduğunu kabul ediyorsunuz yani?

Erhürman’a bu sırada soru soran Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu şunları kaydetti;

“Sizin dediğiniz şu; geçmişte sizin hükümetinizin AKSA ile yaptığı 15 yıllık sözleşmeden dolayı oluşan 420 milyon dolarlık kira ile ilgili gidelim Mahkemeye, ‘çünkü biz böyle yapacağız’ diyorsunuz yani? O dönem yaptığınızın yanlış olduğunu kabul ediyorsunuz yani?”

“O dönemde CTP’ye mensup kim ise ona da rücu davası açarsınız”

Erhürman Amcaoğlu’nun bu sorusuna şöyle cevap verdi;

“Ben diyorum ki; 2009 yılıyla ilgili böyle bir iddia varsa, bu enerji politikalarına zarar verdi diyerek sözleşmeyi feshedersiniz. O dönemde CTP’ye mensup kim ise ona da rücu davası açarsınız. Hala açabilirsiniz”













Başa dön tuşu