
Halkın Partisi (HP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Yusuf Avcıoğlu, Dünya Çevre Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, çevre sorunlarını sloganların ötesinde samimi bir muhasebeyle ele almanın zorunluluğuna dikkat çekti. Avcıoğlu, enerjinin çevre politikalarının merkezinde yer aldığını vurgulayarak, “Bugün elektrik enerjimizin büyük bölümü termik santrallerde fuel oil kullanılarak üretilmektedir. Enerji politikaları yalnızca üretim maliyetleri üzerinden değerlendirilemez. Ürettiğiniz elektriğin çevreye, insan sağlığına ve geleceğe yüklediği maliyetleri de hesaba katmanız gerekir” dedi
Avcıoğlu: Doğal gaz geçiş aracı olmalı
Fuel oil kullanımının yüksek karbon emisyonu, kükürt bileşenleri ve diğer kirletici gazlar nedeniyle en çevreci seçenek olmadığını belirten Avcıoğlu, enerji arz güvenliğinin de göz ardı edilemeyeceğini ancak romantik yaklaşımlar yerine gerçekçi politikalar izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Doğal gaz tartışmalarına da değinen Avcıoğlu, konuya dengeli bir yaklaşım önerdi;
“Doğalgaz sıfır emisyonlu bir enerji kaynağı değildir. Ancak mevcut fuel oil temelli üretimle karşılaştırıldığında daha düşük karbon salımı, daha düşük kükürt emisyonu ve daha yüksek verimlilik sağlayabilmektedir.
Bu nedenle doğal gazı nihai hedef olarak değil, enerji dönüşüm sürecinde bir geçiş aracı olarak değerlendirmek gerekir”
“Dolayısıyla enerji dönüşümünü aşamalı ve planlı şekilde yürütmek zorundayız”
Avcıoğlu, asıl hedefin yenilenebilir enerji kaynaklarının payını mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmak olduğunu vurgularken, mühendislik gerçeklerine de işaret etti.
Avcıoğlu, “Güneş enerjisi ne kadar gelişirse gelişsin, depolama teknolojileri ve şebeke altyapıları yeterli seviyeye ulaşmadan yalnız başına enerji sisteminin tamamını taşıyamaz. Dolayısıyla enerji dönüşümünü aşamalı ve planlı şekilde yürütmek zorundayız” dedi.
Plansız kentleşme ve trafik de çevre sorunu
Çevresel sorunların sadece enerji üretiminden ibaret olmadığını dile getiren Avcıoğlu, plansız kentleşme ve kontrolsüz yapılaşmanın da ciddi baskı yarattığını belirtti.
Özellikle ilçe merkezlerindeki trafik yoğunluğunun hem ekonomik hem çevresel sorun haline geldiğini kaydeden Avcıoğlu, “Saatlerce trafikte bekleyen binlerce araç ilave yakıt tüketimi ve ilave karbon emisyonu anlamına gelmektedir” dedi.
Gelişmiş ülkelerde ulaşım planlamasının çevre politikalarının ayrılmaz parçası olduğunu hatırlatan Avcıoğlu, “Bizde ise çoğu zaman yol yapımı ile ulaşım politikası aynı şeymiş gibi değerlendirilmektedir. Oysa sürdürülebilir şehirler yalnızca yeni yollarla değil, doğru planlama, toplu taşıma yatırımları ve akıllı kent politikalarıyla inşa edilir” ifadelerini kullandı.
Bütüncül ve uzun vadeli yaklaşım çağrısı
Yusuf Avcıoğlu, çevre meselesinin parçalar halinde değil, bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak enerji, şehir planlaması, ulaşım ve yenilenebilir enerji konularının 20-30 yıllık perspektifle tartışılması gerektiğini söyledi.
“Çünkü çevre meselesi yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesiyle doğrudan ilgilidir” diyen Avcıoğlu, “KKTC olarak geleceğin enerji ve çevre politikalarını mı inşa ediyoruz, yoksa geçmişin alışkanlıklarını mı sürdürmeye devam ediyoruz? Bu soruya vereceğimiz cevap, çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağını belirleyecektir” dedi.



















