
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mehmet Hasgüler, Yüksek Seçim Kurulu‘nun (YSK), kendi itiraz başvuruları üzerine, BRT‘de yapılması planlanan Erhürman–Tatar münazarasını iptalinden sonra; programın tüm adaylarla yapılması için YSK’ya ikinci bir başvuru yaptığını aktardı
Hasgüler: Devlet kurumları seçim dönemlerinde tarafsız kalması durması gerekir
Yazılı açıklama yapan Hasgüler, seçme-seçilme hakkı ve ifade özgürlüğünün, demokrasinin en temel iki dayanağı olduğuna vurgu yaparak, bu iki hakkın anlam kazanabilmesi için, devlet kurumlarının seçim dönemlerinde tarafsız kalması ve yarışan adaylara eşit mesafede durması gerektiğini belirtti.

“Ama bu seçimde, devletin televizyonu BRT, bu ilkeyi çiğnedi” diyen Hasgüler, BRT’nin, 17 Ekim’de sekiz adaydan sadece Ersin Tatar ve Tufan Erhürman’ı davet ettiği bir tartışma programı planladığına işaret etti.
Hasgüler, açıklamasına şöyle devam etti:
“14 Ekim’de Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak bu açık adaletsizliğe itiraz ettim”
“14 Ekim’de Yüksek Seçim Kurulu’na başvurarak bu açık adaletsizliğe itiraz ettim. YSK da başvurumu haklı buldu ve ’17 Ekim 2025 tarihinde yapılacak programa tüm adayların birlikte davet edilmesine’ karar verdi. Yani hukuk konuştu, eşitlik tesis edildi.
“BRT, programı genişletmek yerine, tamamen iptal etti!”
Peki BRT ne yaptı dersiniz? Programı genişletmek yerine, tamamen iptal etti! Yani eşitlik talebine yanıt vermek yerine tartışma zemininin kendisini ortadan kaldırdılar.
“BRT Müdürü Özkurt, YSK kararına adeta karşı açıklama yaptı”
Daha da ilginci, BRT Müdürü Meryem Özkurt, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına adeta karşı açıklama yaptı. ‘Fırsat eşitliği her adayın her programa çağrılması şeklinde değerlendirilemez’ diyerek meseleyi çarpıttı. Oysa mesele her programa çağrılmak değil, çok adaylı tartışma programında eşit temsil hakkının sağlanmasıdır.
Sayın Özkurt, önce neden iki adaylı bir program planladıklarını anlatsın. YSK devreye girmeseydi, o program iki adayla yapılacaktı. Ne hakla?
“BRT yönetimi, cumhurbaşkanı adayları arasında ayrım yaptı”
Gerçek ortadadır. BRT yönetimi, cumhurbaşkanı adayları arasında ayrım yapmış, altı adayın eşitlik hakkını ihlal etmiş, yurttaşların tüm adayları aynı yayında izleyip fikirlerini kıyaslama hakkını da ellerinden almıştır.
“Bahaneyle 50 yıllık demokratik bir geleneği çöpe atmak bir BRT müdürünün haddi değildir”
‘Sekiz aday olursa format bozulur, süre yetmez’ bahanesiyle 50 yıllık demokratik bir geleneği çöpe atmak, bir BRT müdürünün haddi değildir. BRT halkın, vergi ödeyen yurttaşların kurumudur. Hiç kimsenin böyle bir kurumun çatısı altında seçim adaletini çiğnemeye hakkı yoktur.
Konuyla ilgili olarak YSK’ya ikinci bir başvuru yaptım. BRT yönetimini de aldıkları kararı gözden geçirmeye ve kamu yayıncılığı sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyorum”



















