InstagramKöşe Yazarlarımız

New York’ta Kıbrıs Tiyatrosu: Egemenlik Yalanları ve İşgalin Gerçeği







New York’ta gerçekleşen “gayri resmiKıbrıs toplantısı, yıllardır devam eden oyalama ve aldatmacanın son perdesiydi.

Ersin Tatar’ın “önemli sonuçlar aldık” diye lanse ettiği adımlar, Kıbrıs’ın kuzeyindeki işgal bölgesinde yaşayan toplumun gerçek gündeminden tamamen kopuk, sadece statükoyu sürdürmeye yönelik göstermelik hamlelerden ibaret.

Tatar’ın “egemen eşitlik” masalı, Türkiye’nin fiili işgalini örtmek için uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değil.

Kıbrıs’ın kuzeyindeki işgal bölgesinde gerçek egemenlik hatta egemenlik kelimesinin e’si dahi yoktur, olamaz da çünkü Ankara‘ya bağlılık esastır.

Askeri vesayet, ekonomik bağımlılık, eğitimde ve dış politikada tam bir Ankara kontrolü söz konusudur. Halkın iradesi yok sayılmış, demokratik hiçbir hak tanınmamıştır. Ve asimilasyon 50 yıldır saat gibi işlemektedir.

New York toplantısında “güven artırıcı önlemler” diye sunulan mezarlık restorasyonu, mayın temizliği gibi küçük ve sembolik adımlar, işgalin ve bu işgale dayanan statünün üzerini örtmeye çalışıyor.

Gerçek güvenlik, işgalcilere karşı mücadelede kazanılır; işgalin bekçisi konumundaki bu kuklalar ile değil.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin önerdiği geçiş noktaları açılması ve diğer küçük iyileştirmeler ise çözüm değil, işgalin diplomatik süsüdür.

Kıbrıs halklarının geleceği, BM toplantılarında verilen sözlerden değil, sahadaki fiili duruma bakılarak anlaşılabilir.

Eylül ayında yine bir toplantı yapılacakmış.

Aynı oyuncular, aynı tiyatro sahnesinde. Kıbrıs’ın kuzeyindeki işgal bölgesindeki toplum bu tiyatronun dışında bırakılıyor çünkü varılmak istenen sonuç toplum nezdinde değil emperyalist çıkarlar doğrultusunda mümkündür ve sağlanacaktır.

Artık bu sürecin devamı değil, gerçek bir mücadele ve direnç şart. Çünkü bu toplantılar, Kıbrıs’ın gerçekliğini değil, işgal rejiminin sürekliliğini sağlamaktan başka bir işe yaramıyor.













Başa dön tuşu