Aşağılanmaya Alkış Tutanlar

Erdoğan’ın “baraka” diye aşağıladığı yapı, İngiliz döneminden kalan bir tarihi mirastır. Mimari olarak sade olabilir.
Görkemli saraylar, altın varaklı salonlar sunmayabilir.
Ama onun taşıdığı anlam, basit bir beton binanın ötesindedir. Orası bir halkın özgürlük mücadelesine, demokrasiye, varoluşa, liderlerine tanıklık etmiş bir mekândır.
Ve şimdi o mekâna, yüzlerce yıllık geçmişine, hafızasına “baraka” deniliyor. Alenen aşağılanıyor. Küçümseniyor. Hakaret ediliyor.
Ama asıl acı olan, bu sözlerin ardından gelen sessizliktir.
Ne ana muhalefetten ses çıktı… Ne kürsüde el pençe duranlardan biri dönüp “Sayın Erdoğan, orası bizim tarihimizdir” diyebildi.
Ne de açılışa katılan vekillerden biri gözlerini kaçırmadan doğrulup, “Bu bizim onur meselimizdir” deme cesaretini gösterdi.
Ve Tufan Erhürman…
CTP’nin lideri. Federasyon, çözüm, eşitlik diyen biri. Bu toplumun bir kesimi tarafından umut olarak görülen bir figür.
Peki o?
O da sustu.
O da bu sözleri sineye çekti. “Yazık” demekten başka bir şey kalmıyor insanın elinde. Çünkü bir halkın tarihine edilen hakarete sessiz kalmak, onunla ortaklaşmak demektir.
Bir zamanlar Akıncı’ya edilen hakaretlerde, dik durmayı bilen tek kişiydi yine Mustafa Akıncı’nın kendisi.
Hatırlayın: Tehdit edildi, dışlandı, hedef gösterildi ama asla el pençe durmadı. Kendi halkının onuru için bedel ödemeyi göze aldı. Bugün ise Erdoğan’ın her cümlesine alkış tutan bir siyaset kadrosuyla karşı karşıyayız. Ne bir duruş, ne bir itiraz…
Her fırsatta aşağılanıyoruz.
Kimi zaman “besleme” denilerek…
Kimi zaman “baraka” diyerek…
Kimi zaman “kardeş” adı altında “itaat” dayatılarak…
Ama ne yazık ki bizden olanlar bile bu aşağılamalara ortak oluyor. Sessiz kalıyorlar. Alkış tutuyorlar.
Bu halk yalnızlaştırılıyor.
Bu halk susturuluyor.
Bu halkın tarihine, kimliğine, kurumlarına “değersiz” deniliyor.
Ve bu halkın seçtikleri, orada el pençe divan durarak alkışlıyorlar.
Bu bir ihanetin, bir çöküşün resmidir.
Bu bir “irade devri” değil, “irade teslimi”dir.
Ve bu halk, her aşağılamada daha fazla inciniyor
Unutulmamalı:
Hiçbir saray bir halkın onurunun üstünde değildir.
Hiçbir lider, tarih karşısında halkın iradesini ezerek kazanamaz.
Ve hiçbir sessizlik, hakikatin önünde sonsuza dek perde olamaz.
Erdoğan’a ses çıkarmayanlara değil, ona karşı dimdik duranlara ihtiyaç var.
Halkının yanında, halkının tarihiyle omuz omuza duranlara…
Bu halkın çığlığı sessiz değildir.
Yeter ki duymaya cesaret edelim.



















