InstagramKöşe Yazarlarımız

İsa, Muhammed ve Kıbrıs aşkına







1 Nisan 1955 EOKA neden örgütlendi, destekleyicisi kimlerdi? Bilmiyorsan okuma gerisini boşver.

Buna karşılık 1 Ağustos 1958 Türk Direniş Teşkilatı örgütlenir.
Kıbrıs’ta yönetim kimde, İngiliz’de, göz yuman kim bu karşılıklı silahlanmaya, yine İngiliz.

21 Aralık 1963’ün haklısı var mı?
15 Temmuz 1974 Yunan cunta darbecilerinin akılcı yanı ne?

20 Temmuz ve sonrası kime ne kazandırdı en azından ateşkesten başka?

Gerisi göç, ayrılık, gözyaşı ve 52 yıldır demlenen bir acı.
O gün bu gündür Türkün Türk’e ırkçılığı. Kim daha Kıbrıslı, kim daha buralı kavgası.
Kim daha Anavatancı, Türkçü ve kim Rumcu saçmalığından başka ne var elde.

52 yılda sosyal kültürel, siyasi ve çevresel olarak toplumsal evrimini tamamlayamamış bir kabileyiz, hepsi bu.
Ne tam KKTC’li, ne Kıbrıs Cumhuriyeti tabiiyetli. Ne tam Türkiyeli, ne tam Kıbrıslı Türk kaosu.

Ne idiği belirsiz bir koloni topluluğu gibiyiz.
Net, benimsenmiş ortak bir aidiyet duygusundan yoksun.
Başı kesik tavuk gibi tepelenip duran bir insan sürüsü gibiyiz.

En ufak bir sürtüşmede “Beğenmiyorsan defol git
Suça karışana “Deport edin gitsin” küstahlığı.

Azınlık durumuna düştük serzenişti.
Türk Türk’e karşı nasıl azınlık durumuna düşer.

Hemşehrilik açısından azınlıktan dem vuruluyorsa dünyanın her yeri öyle.

Londra nüfusunun yüzde kaçı İngiliz-Londralı kalmış. Paris hala asil Fransızların yerleşiminde mi sanırsınız?

Küreselleşme öyle bir şeydir ki her şehri her toplumsal yaşam alışkanlığını tektip eder durur, siz de söylene durursunuz.

Siz bu çağda, Türkiye’de sadece Türkler mi yaşıyor sanırsınız!
Güney Kıbrıs’ta sadece Kıbrıslı Rumlar mı yaşıyor?

Tüm onca milli mücadelenin tam anlamıyla amacı neydi? Yok olmamak.
Öyle ya da böyle yok olmadın işte. Siyasi partilerin var 50 kişilik mecliste Kıbrıslı Türk çoğunluğun var.

Hiç bir savaşın tam anlamıyla ne kazananı vardır ne de haklı çıkanı.
Her savaş zengini fakir, fakiri zengin kılar.

Hiç bir savaşı alkışlamam, haklı ya da haksız hiç bir saldırıya taraf olmam.
İki tarafı da anlamak için empati yaparım, anladığımda iki tarafa da ağlar veya gülerim.

Ölen kim olursa olsun, hangi din veya milletten olursa olsun üzülürüm. Haklı haksız ayırt etmeksizin göçen insandır, ona yanarım.

Hiç bir kavgada taraf olmam, olayı sakinleştirmeye gayret ederim, vuran da yaralanan da insan olduğundan kendimi kahrederim.

20 Temmuz gibi, kimine zafer kimine acı çığlıkları attıran günlerde…

Şehit Türklerin ve Rumların, savaştan engelli çıkanların, travmalara boğulanların adına her iki tarafın anısına ve acısına saygı duyarım.

Ve siz, birbirine nefret kusmak için fırsat kollayanlar..
Biliyorum, birbirinizi hiç sevmediniz, ama bir gün muhakkak seveceksiniz.

Hissediyorum, hiç güvenmediniz diğerine, yormuş gibi yaptınız, elbet güveneceksiniz.

Politik entrikalarla bölündünüz, siyasi çıkarlarla ezildiniz, demagojik aldatmacalarla kandırılarak birbirinize kan kusturdunuz.

Aynı boydan, aynı soydan, aynı yoldan farklı güzergahlardan yürüyen yörükler, aşiretler, beylerdiniz. Birbirinize tahammülünüz kalmadı ki başkasına kalsın.

Zaman geçti Türkler Osmanlı’yı, Türkleri de başkaları istemedi, sevmedi.
Sevmeseniz de saygı duyma nezaketini gösterceksiniz.

Düşmanlıktan dini, ırkı, politikayı, çıkarları, çatışmaları ve savaşları çıkarırsanız geriye saf insan kalır.
İnsanı seveceksiniz.

İsa Muhammed aşkına bir düşünün..

1960-2004 Kıbrıs Türkleri’nin Kıbrıs Cumhuriyeti Kimliğinde dini islam, tabiiyeti Türk yazardı.

2004 sonrası verilen Kıbrıs Cumhuriyeti kimliklerinde artık inanç yok, tabiiyet ise ne Rum ne Türk, sadece “Kıbrıslı” yazar.

O halde 1955-1974 arası Rum ya da Türk savaşarak can verenlerin mücadelesi yok sayılmıştır. Her iki taraf da din ve ırk olarak varolmak için savaşmamışlar mıydı?

Ne şehittir ne gazi, politik oyunlara kurban gitti Niyazi.

Akp iktidara gelene kadar 1923-2002 Atatürk Cumhuriyeti kimliğinin de bir dini ve etnik aidiyeti vardı.

Ak Parti geldi, Kıbrıs ve Türkiye’de nice direniş ve mücadeleyle kazanılan aidiyet kimliklerindeki İslam ve Türk tabiiyetini sildirdi.

Özet;

Atatürk’e dinsiz, soysuz diyen AKP kurmayları, Kıbrıslı Türklere garantörü olduğu Rum işgalinedeki Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini “Kıbrıslı” kimliğine, Türkiye Cumhuriyeti kimliğini ise “Türkiyeli”ye dönüştürerek İsa ve Muhammed aşkına ihanet etmemiş midir?

Ve ilerde, olası bir anlaşma ve barış durumunda tüm ada halkı Kıbrıslı Rumlar ve Türkler “Kıbrıslı” kimliği alarak, etnik ve dini açıdan Muhammed ve İsa’ya ihanet etmiş olmayacaklar mı?

Kıbrıs Türk şehitlerinin ve gezilerinin arzu ve mücadelesi bunun için miydi?

Muhammet ve İsa aşkına siz söyleyin ey Kıbrıs ve Türkiye Türkleri.















Başa dön tuşu